Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
şimdi sen diyorsun ki;tarikatlarin varligi yoklugu beni ilgilendirmiyor,eger varlarsa sosyal hayatta hic olmasinlar,ticaretle ugrasmasinlar,devletin hic bir mevkiinde bulunmasinlar,memur olmasinlar,siyasette hic bulunmasinlar,guzel binalar yaptirmasinlar,lüks arabaya binmesinler....bu kademeler inancsiz insanlara belki inanci olsada uygulamayan insanlara ait yerlerdir lüks binalarda dolandiricilar sahtekarlar utusturucu saticilari oturmali,lüks arabalara kadin satan muhabbet tellali oturmali,tarikatcilar kendi hallerinde iclerine kapanmis vaziyette,eski binalarda zaruret icinde insanlara muhtac halde,ibsanlarin verdigi zekat fitre ile gecinen fakirlik icinde yadayan insanlar olmali mi diyorsun?..
|
“Siz işitmiyor musunuz, siz işitmiyor musunuz? Sâde yaşamak îmandandır; sâde yaşamak îmandandır.” buyurdular. (Ebû Dâvûd, Tereccül, 1/4161; İbn-i Mâce, Zühd, 4.)
Yahya bin Muâz, dünyaya aşırı düşkün bir İslâm hukukçusunu gördüğünde ona şu îkazda bulunur:
“Ey ilim sahibi kişi!
‒ Köşkleriniz, Bizans imparatorlarının köşklerine,
‒ Evleriniz, İran hükümdarlarının evlerine,
‒ Yaşadığınız meskenler, Kârun’un yaşadığı meskenlere,
‒ Kapılarınız, Tâlût’un kapısına,
‒ Kıyafetleriniz, Câlût’un süslü kıyafetine,
‒ Hayat tarzınız, şeytanın hayat tarzına,
‒ Yok oluşunuz, inkârcıların yok oluşuna,
‒ Yönetiminiz, Firavun’un yönetimine,
‒ Hâkimleriniz, aceleci ve rüşvetçi hâkimlere,
‒ Ölümünüz câhiliye ölümüne benziyor.
‒ Peki Muhammedîlik bunun neresinde?!”
evliya kelamı ve bu hadis hakkında ne düşünüyorsunuz h ocam?