Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 06.02.17, 21:43
Havasokulu Havasokulu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 28.04.15
Bulunduğu yer: Nefes Aldığım Yerde
Mesajlar: 14,528
Forum Puanı: 10311
Etiketlendiği Mesaj: 907 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Hz Süleyman Ve Hüddam Cinler

Hazreti Süleman (a.s) bilhassa güneşe tapan bir ülke olan Yemen'in melikesi (Saba melikesi) Belkıs üzerinde duruyordu. Onu birkaç kere imana davet etmişti. Kuşlar bu vazifeyi yapmışlardı. Fakat Melike Belkıs aldırmamış, savaş hazırlıklarına girişmişti. Böylece Hazreti Süleyman'ın (a.s) yurduna kadar gelmişti. Savaştan önce barışı düşünmüşler, konuşmayı dilemişlerdi.
Hazreti süleyman (a.s), Melike Belkıs'a bir mucizesini gösterip onu imana sokmak kararındaydı.Onun Saba'da bulunan tahtını-ki odalardan odalara geçilerek gizlenmiş ve kitlenmişti-getirmeyi, Belkıs'a göstermeyi düşündü. Hazreti Süleyman (a.s) yanındakilere bu tahtı kimin getirmek istediğini sorduğu zaman ilk cevabı cinlerden bir ifritten aldı. Süleyman dedi: << ey ileri gelenler, onun tahtını, kendilerinin bana müslüman olarak gelmelerinden evvel, hanginiz bana getirir?>>

Cinlerden bir ifrit: <<Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Ben buna karşı her halde güvenilecek bir kuvvete malikim>> Dedi. (Neml süresi, ayet: 38-39)

Fakat Hazreti Süleyman (a.s), kafir, hizmetçi bir cine böyle bir vazife vermek istemedi.Esasen cin, söze Allah'ın ismiyle başlamamıştı. Veziri Berhiye oğlu Asaf, Besmelesiz iş görmezdi. İlim ve ihlas sahibiydi.Yani ermişti, evliyaydı. Bu vazifeyi yapabileceğini, ifritten daha çabuk tahtı getireceğini söyledi.İzin üzerine bunu yaptı da.Nezdinde kitabından bir ilim olan (zat): <<Ben, dedi, gözün sana dönmeden (gözünü benden çevirmeden-yumup açmadan) Evvel onu sana getiririm.>>
(Neml süresi, ayet: 40)

Veli, ermiş Asaf bunu nasıl yapmıştı?
Demek Hazreti Allah (c.c) o anda emrine mü'min cinlerden birisini vermişti. O yapmıştı bunu. Şeytanlaşmış kafir cin değil.
Hazreti Süleyman'ın (a.s) vefatın da, cinler kendilerine gaybı bildikleri payını çıkarmışlardı.Halbuki Allah (c.c) dilemedikten sonra hiç kimseye gayb malum olamazdı.

Hadise şöyle ceryan etti; Hazreti Allah (c.c.) Hazreti Süleyman'ın (a.s) ruhunu Mescidi aksa'da aldı.. Hazreti süleyman (a.s) ayaktaydı.. Asasına dayanmıştı. Asası sağlam olduğu için yere düşmedi. Pencereden bakanlar (onu ayakta gördükçe) yaşıyor sandılar ve yanına sokulmadılar. Böylece aradan bir yıl geçti.Bir kurt ilk günden beri ağacı kemirmişti.Asa, ancak bir yılda kırılmıştı; böylece Hazreti süleyman (a.s.) yere düşmüştü. O zaman yanına geldiler ve öldüğünü gördüler. Yeni bir kurtla durumu hesaba vurdular ve Hazreti Süleyman'ın (a.s.) bir yıl önce öldüğünü buldular. O zaman cinler (kafirler) öğündüler: <<Biz bunu biliyorduk...>> dediler.. Halbuki bilselerdi bir yıl beklerler miydi?. Ağır hizmetlerden kurtulmak için, ilan eder, kaçarlardı.

Nitekim Hazreti Allah (c.c.) da bunu ilerde açıklayıp yalanlarını yüzlerine vuracaktı;

Sonra biz ona ölüm hükmünü infaz edince (dayandığı) asasını yemekte olan ağaç kurdundan başkası bunun ölümünü ona
göstermedi. Bu suretle yere kapanıp yıkıldığı zaman besbelli oldu ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı öyle horlayıcı
bir azab içinde kalıp durmazlardı.

(Neml süresi, ayet: 38-39)



Alıntı

__________________
Sözün kıymetini '' Lal'' olandan,
Ekmeğini kıymetini ''Aç '' olandan,
Aşkın kıymetini ''Hiç'' olandan öğren..

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148