Hucurât Sûresi 12
"Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının.
Yurt dışında veya uzak bir şehirden bir tanıdığınızı zarif bir şekilde düşünün..! An itibariyle ışık hızının üstündeki bir hıza erişerek karşıdaki kişinin şuur sahasıyla uzak devre bağlantı kurdunuz. Dedikodunun haram olması, düşündüğümüz kişinin enerji alanına etki eder miyiz sorusuna bir kanıttır.
Düşüncenin telepati kısmı vardır, birebir iz düşümlü duyguları besleyen İnsanlar düşüncelerini aynı hat üzerinden devreler ve kolaylıkla transfer ederler. Belki enstantane olur, çağırışım olur, hayal sahnesinde anlık bir hatıranın canlanması gibi olur; neticede haberci bir mesaj ulaşır irtibatlı kişiye. Peki zorla, dayatmayla karşıdaki kişinin alanına müdahale edersek ne olur; muhatabımızda tiskinti olur, bıkkınlık olur. Bu tür bir etkileşim çirkin bir irtibat, büyü olur.
Şayet şuur sahanız korunaklı ve zırhlıysa İnsanlar hakkınızda olumsuz konuşamazlar. Alanda kaçak yok, düşüncenin açık bulabileceği bir geçit yok.. Es Settar örtüsü içinde olanların Nurdan bir örtüsü olur. Allah müsaade etmez, düşünsel oklardan, şeytani fikirlerin markajından EL MÜHEYMİN- EL HAFIZ- ER RAKİB ismi şeriflerin tecelli vermesiyle kul korunur, kollanır.
Dedi- kodu- dedi- demedi- söyledi- söylemedi - aldı-verdi konuşmalarınız kişilerin hak ve hürriyetine zarar verecek bir düzeyde olursa beyin dalgalarınız/ manyetik çemberiniz yırtılmaya başlar. Alanınız zayıfladıkça titreşim değeriniz düşer ve bu sayede düşük İnsanlar ve olaylarla eşleşmeniz daha kolay bir hale gelir. Evinizin kapı ve penceresi olmadan ne kadar konforlu olabilirsiniz..? Şuur sahanızda yer alan bu manyetik yırtıklar sizi müdehaleye, yönlendirmeye açık bir hale getirir ve neticede düşük enerjili insanlara av olursunuz.