Karabasan Nasıl Görülür
Bir Medyumu İncelemeye aldım. Bazı yazılarını okudum. Ve kara basan hakkındaki bu yazısını okudum. Birde siz okuyun bakalım ne düşüneceksiniz. Ben düşüncemi yorumlarda yazıcam. Kolay gelsin.
Yine yeni hasta aldığımda, akşamın erken vakitlerinde bir ağırlık ve baş ağrısı çöktü. Kafamı kaldıramadım. Erkenden, akşam namazını kıldıktan sonra yattım. Yatsıyı biraz dinlendikten sonra kılarım dedim, bekleyemedim. Çocuklar içerde idiler. Hayrettir ki ben gece lambasını yakmadan yatmazdım. Ama tam yakmaya giderken , dedim boş ver tasarruf olsun nasıl olsa çocuklar içerde bana da gerek yok dedim ve yattım . Sol tarafıma yattığımı hatırlıyorum. Aslında sol tarafıma yatamam , kalbim rahatsızlık verir gibi olur hemen sağıma dönerim. Rabbim mecburen sünnete uyduruyor yani. Tam dalmaya başlıyordum ki, o an arkamdan ayak sesleri duydum. Bir an eşim mi diye düşündüm. Hislerimle yöneldim cin olduğunu anladım. Kendi kendime birden bire döneyim de şeklini göreyim diye aklımdan geçirdim. Tam dönmeye yeltendim ki, o an fırsat vermedi ve çöktü. Nasıl çırpınıyorum , bir dönebilsem ve gırtlağına bir yapışabilsem canını okuyacağım. O hırsla tüm gücümle boğuşuyorum. O an içeride ki çocuklara öyle bağırıyorum ki anlatamam. Ama ağzıma yöneldiğim zaman sesimin çıkmadığını hissettim. O an düşündüm sesim çıkmıyorsa gırtlağımı hırıldatayım, belki duyarlar. Gırtlağımdan hırıltı sesleri çıkarmaya başladım , ben içeriden televizyonun sesini duyuyorum oma onlar beni duymuyor. İnanın yattığım odanın lambasının kapalı olduğunu , çocukların oturduğu odanın lambasını yandığın, ı televizyonun sesini, her şeyi duyuyor, ve düşünüyorum. Ama hareket ettirmiyor. O an tam bir can havliyle döndüm ve gırtlağından yapıştım. Baş parmağım tam gırtlağın oynak kıkırdak kemiğine denk geldi. Tüm gücümle gırtlağını sıkıyordum. Oda ben sıktıkça daha da çöküyordu. Bir ara baş parmağım gırtlağını deldi ve o an kendini bıraktı. İnsan bedenini ve düşüncesini öyle mükemmel kontrol ediyorlar ki , o an eşim olduğu hissini verdi. Kendini göremiyorum. Ama eşim olduğunu hissettiriyor . Kendini öylece bırakmış.Yüzünü göremiyorum. Oda karanlık Ölmemiş ama baygın. Daha da çöküp öldüreceğim ama korkuyorum. Bu kez bir korku çöktü, hadi bunlar rüya değilse ve bende eşimi öldürmüş isem diye. Tereddüdümü yenmek için büyük bir endişe ve telaş ile saçından sürükleyerek ışık olan odanın kapısının ağzına getirdim. Baktım ki gerçekten eşim. O an oracıkta bırakıp karşı duvara yaslanıp ağlamaya başladım. Bunlar size kabus veya rüya gelebilir ama bizler için gerçek yaşanmış kadar ızdırap ve acı veriyor. Zaten cinlerde mağnâ alemindendir. Onlarla yaşananlarda rüyavâri olaylardır. Sadece yaşanan acı ve çekilen ızdırap o olayı yaşayana gerçek gibidir. Neyse o anın şokuyla yerde baygın yatan eşime bakarken birden canlandı ve üzerime gelmeye başladı.Beni tehdit eder gibi geleyim mi üzerine diyor , bende elimle gelme diye , o olayın şokuyla işaret ediyorum. Sonra onun eşim olmadığını anladım ve bir hamle ile tekrar saçından yapıştım.Sürükleyerek eşime götürdüm. Eşime gösteriyorum bek senin sûretinde cin diye.
Alıntı
__________________
İlmi, ancak kaygı ve meşguliyetten kurtulmuş bir genç elde edebilir.
|