Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 19.07.22, 02:13
Hal Hal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Russian
Mesajlar: 397
Forum Puanı: 4691
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Tarikat bozulmaz, insan bozulur

''Tarikat bozulmaz, insan bozulur.'' Gavs-i Sani Hz. (k.s)

Tasavvuf ve Tarikatta sorun yok Müntesiblerde sorun var.

Günümüzde en çok eleştiri konusu olan müridin mürşid ile arasındaki kurduğu bağdır. İnkarcıların hemen hemen hepsi bunu dillerine dolayarak müridlerin yanlış hareketlerinden Tasavvufa ve Tarikata saldırıyorlar. Mürid öncelikle kendi üzerinden tarikata not verildiğinin bilincinde olmalıdır. Aşırı hareketlerden ve sözlerden uzak durmalıdır.
Sevgi ve saygının ayarını tutturabilen olmalıdır.

Tarikat ehli Mürşidini tabiki sevmeli ve ona saygıda kusur etmemelidir.. Ona karşı edepli olmalı ve bunu yaparken de had ve sınırı muhafaza etmeli.

Başka tarikatların veya aynı tarikatın farklı bir cemaat Şeyhine de gereken saygıyı ve sevgiyi göstermeli. Fitneye sebebiyet vermemeli. ''Benim şeyhimin makamı budur veya benim şeyhim senin şeyhinden büyüktür'' gibi çocukça sözlerden kaçınmalıdır SUFİ... Eğer makam belirten bir kelime kulanılıyorsa bu temenni ile söylenmeli kesin olarak makam budur denilmesi yanlıştır. Kimse kimsenin makamını bilmez.

Sufi, Allah ve Resulü'nün önüne kimseyi geçirmemeli. Ayeti Kerime de Rabbimiz şöyle buyuruyor. ''Ey iman edenler, Allah'ın ve Resulü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.'' [Hucurat Suresi, 1] Burda önde olmak ister ameli ister kavli olsun her türlü öne geçmemeyi kapsar. Sufi bunu hatırında tutmalı ve mürşidine olan bağlılığını bu ayetin gölgesinde muhafaza etmelidir.

Himmet isteme gibi özel konuları İslam'ın ana esasları çerçevesinde nasıl olabileceğini iyi bilmeli. Tasarrufun tek kudret ve güç sahibi olan Allah'ın elinde olduğunu bilmelidir. Allah isterse, mürşide himmet yapma yetkisi verebileceğini her ortamda deklare etmeli ki inkarcılara fırsat verilmesin.

Rabita gibi dinin esasından olmayan; ancak Tasavvuf büyüklerinin tavsiyesiyle müridin yükselmesini esas alan bu uygulamayı inkar edenleri Kafirlikle suçlamamalı. Aynı şekilde Rabıtayı yapanlara da insaf dairesinde bakmalı. Bunun şirk olmadığını bilmelidir Sufii...Birine kafir denildiği zaman o şahısta o vasıf yoksa kafirlik vasfı söyleyene geçer. Bu yuzden tekfirden uzak durmalı Sufi...

Eğer Sufi bu ince çizgileri gereği gibi uygularsa tasavvuf ahlakıyla ahlaklanır. Kamil bir kul olma yolunda büyük bir mesafe kateder.

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148