Dünyada rahat yoktur!!
Süleyman Aleyhisselâm, bir gün ashabına dedi ki:
— Benim canım öyle bir halvet gün ister ki, o gün bana hiç gam ve tasa gelmesin.
Yarenlerı ve vezirleri hemen teklif ettiler:
— O gün, yarından sonraki gün olsun efendim.
Ertesi gün oldu, kapıları kapadılar. Kendisi, hemen asasını eline alarak köşküne
çıktı ve bir müddet telâşsız, gürültüsüz, patırtısız başını dinlemek istedi. Birdenbire,
beyaz elbiseler giymiş bir yiğidin köşkün bir köşesinden çıkıp geldiğini gördü. Kimliği
bilinmeyen bu beklenmedik misafir:
— Esselâmü aleyke yâ Nebiyallah, dedi. Süleyman aleyhisselâm:
— Aleyküm selâm ey yiğit, sen kimsin? diye sordu. O yiğit:
— Yâ Süleyman! Ben, o kişiyim ki kapıcılar beni men edemezler. Beylerden,
sultanlardan korkmam. Benim girdiğim saraylar sahipsiz kalır. Benim girdiğim
evlerde izzet ve ikram ile beslenen nazik bedenler hemen kara toprak olur.
Süleyman aleyhisselâm, bu meçhul misafiri tanımıştı:
— Yâ Azrail! dedi. Ruhumu kabz etmeye mi geldin, yoksa ziyarete mi?
Azrail cevap verdi:
— Ruhunu kabz etmeye geldim.
Süleyman aleyhisselâm sitem etti:
— Ey melek-ül-mevt! Gamsız, tasasız bir gün istedim, bir halvet yerde oturdum.
Böyle tasalı bir haber işitmeyeyim, dedi. Azrail:
— Senin o istediğin gibi bir gün, dünya günlerinden bir gün olmamıştır. Olmadık
bir gün istemişsin. Allâh’ın kazasına razı ol, dedi ve Süleyman aleyh is selâmın ruhunu
kabz eyledi. Süleyman peygamber asasına dayandı kaldı. Sonunda asasına kurt düştü,
devler Beytül makdisi inşa ediyorlardı. Süleyman aleyhisselâmın öldüğünü anladılar
ve hepsi dağılıp gittiler.
Not:Yani dünyada mümine rahat yüzü yok kısa net.
|