Alıntı:
Modern Sofi Nickli Üyeden Alıntı
Her mesele istihare ile hall olsaydı ne kolaydı oysa ne uyku istihareleri vardır ki, şeytanlar tarafından aldatılır kişi.
Evliya ve hakiki ihlas sahiplerinden başka her kes yanıla bilir istihare konusunda.
|
Peygamberler ve Evliyalar rüyaları rahmanidir onda tamam da öyle bir diyorsunuz ki öyle bir yoldasın kimse fayda sağlamaz çıkar yol arıyosun sen yaradan biliyor senin yoluda ona danışıyosun çıkmazdayım diye ee oda mubarek tövbe estağfurullah telefonla yada çıkıp bağırarak sorulcak bişey değil uyku istihare tek yol onadamı sormayak kim yol gösterir bill gates e mi soralım elon musk a mı?
Câbir*radıyallahu anh*şöyle dedi:
Resûlullah*sallallahu aleyhi ve sellem*tıpkı bir Kur’an sûresini öğretir gibi, bize her iş için istihâre yapmayı öğretirdi. Şöyle buyururdu:
“Herhangi biriniz bir iş yapmak istediğinde, farz namazlardan ayrı olarak iki rekât namaz kılsın, sonra da şöyle desin:
Allahım! Sen her şeyi bildiğin için, hakkımda hayırlı olanı bana da bildirmeni, senin gücün her şeye yettiği için, beni başarılı kılmanı ve hayırlı olanı nasip etmeni, senin o büyük kereminden* niyaz ederim. Çünkü senin gücün her şeye yeter, benimki yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben bilemem. Şüphesiz sen görülüp bilinmeyenleri de bilirsin.
Allahım! Eğer bu işin benim dinim, dünyam ve âhiretim için hayırlı olduğunu biliyorsan (râvi, sözün burasında Hz. Peygamber’in hangi ifadeyi kullandığında tereddüt etti. Onun şöyle demiş olabileceğini söyledi: “şimdi veya daha sonrası için hayırlı olduğunu biliyorsan”) onu yapmayı nasip et, kolaylık ver ve onu bana mübarek kıl. Şayet bu işin benim dinim, dünyam ve âhiretim için kötü olduğunu biliyorsan*(yine râvi, sözün burasında Hz. Peygamber’in hangi ifadeyi kullandığında tereddüt etti. Onun şöyle demiş olabileceğini söyledi:*“şimdi veya daha sonrası için kötü olduğunu biliyorsan”) onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana nasip et, sonra da gönlümü bu sonuca râzı kıl!”*der ve isteyeceği şeyi söylerdi.
(Buhârî, Teheccüd 28, Daavât 48, Tevhîd 10. Ayrıca bk. Tirmizî, Vitr 18; İbni Mâce, İkâme 188.)