Allah Neden İmtihan Ediyor?
İnsanlar birbirlerini suçlayacaklar ama hiç biri fayda sağlamayacaktır. Çünkü Allah herkese doğruyu ve yanlışı ayırt edecek akıl ve irade vermiş, ayrıca yol gösterici peygamberler göndermiş ve yol kılavuzu olsun diye kitaplar indirmiştir.
Allahü teâlâ, imtihanı kendisi için değil, insanlar için yapıyor. İmtihan etmeden de, kullarının ne yapacağını elbette bilir; fakat bir kimse, henüz suç işlemeden cezalandırılsa, (Suç işlemeden cezalandırılmam, uygun değildir) demez mi? Suç işleyenle işlemeyenin belli olması, ahirette hiç kimsenin ben haksızlığa uğratıldım dememesi, herhangi bir bahane ileri sürmemesi için, emir ve yasaklar konmuştur. Söz dinleyenle dinlemeyen, suç işleyenle işlemeyen, kendileri de bilsin diye, bazı yasaklar konmuş, bazı ibadetleri yapma mecburiyeti getirilmiştir.
Elbette Allahü teâlâ, kullarının ne yapacağını bilir. Kendileri bizzat görsün, bir bahane bulamasınlar diye, dünyada imtihana tâbi tutuyor.
Dünyada bir öğretmen bile, öğrencisinin sınıfta kalacağını kesin bilse de, (Sen zaten bilmiyorsun, imtihana girmene gerek yok) demez. Öğretmen, öğrencisinin durumunu çok iyi bildiği için, imtihan etmeden sınıfta bıraksa, öğrenci, (Ben çalışmıştım, eğer imtihan etseydin, elbette bilirdim) diyebilir. Böyle söyleyip itiraz etmemesi için, öğrenci imtihan ediliyor. İyi bilen öğrencinin de derecesini ölçmek, yani orta, iyi veya pekiyi almasını kendisine göstermek için imtihana tâbi tutuluyor.
Allahü teâlâ için adalet, kendi mülkünde olanı kullanmak demektir. Zulüm ise, başkasının mülküne tecavüzdür. Kâinat ve içinde bulunan her şeyin yaratıcısı Allahü teâlâdır. Ondan başka yaratıcı bulunmadığına ve hiç kimse, hiçbir şeye sahip olmadığına göre, Rabbimizin yaptığı işler, hiç kimsenin malına, mülküne tecavüz değildir. Onun yaptığı işler için, (Adalete uymuyor) denilemediği gibi, (Neden bizi imtihan ediyor?) da denemez. Yılanın, (Beni niye yılan yarattın), köpeğin (Niye beni köpek yarattın), zencinin (Beni niye siyah yarattın) demeye hakkı yoktur. Bir insan evindeki eşyaları, istediği gibi kullanır, istediği yerlere koyar. Çünkü mal onundur. İnsanlar da, Allahü teâlânın kuludur. Kul, yaratıcısını sorguya çekemez.
Allahü teâlânın yaptığı iş için, (Daha uygunu şöyledir) demek çok yanlıştır. Çünkü Allah’ın işini beğenmemek olur ki, maazallah çok kötüdür. Allahü teâlânın verdiği söz şöyledir:
(Biz dileseydik, bütün insanları hidayete eriştirirdik. Fakat Cehennemi [kâfir olan] cin ve insanla tamamen dolduracağıma söz verdim.) [Secde 13]
(Allah isteseydi sizleri, tek bir ümmet [hepsini Müslüman] yapardı. Fakat, imtihan edip itaat edeni isyan edenden ayırmak istedi.) [Maide 48]
Demek ki, Allahü teâlâ insanları imtihan etmektedir. Onlara akıl gibi büyük silah verip, en mükemmel bir rehber olan Kur’an-ı kerimi ve en büyük yol gösterici olarak son Peygamberini göndermiş, emir ve yasaklarını bildirmiş, bunlara göre hareket etmeleri için de, insanlara irade ve ihtiyar vermiştir. Bir âyet meali şöyledir:
(De ki: Ey insanlar, size Rabbinizden hak [Kur’an] gelmiştir. Artık hidayeti kabul eden, ancak kendi faydası için kabul etmiş, sapıtan da, kendi aleyhine sapıtmış olur.) [Yunus 108]
ve ekliyorum inanların kalbindeki tüm sevgilerin ahibi Allah c.c dir . Allah işçilerin patrona kul olduğu gbi degil aşığın aşığa kul olduğu gbi kulluk istiyor . Ve Allah herksi kalbindeki sevgilerle imtihan eder şu unutulmamalıdır ki imtihan edilen her birey hidayeti görmesi gerekir başınıza gelen her olaya isyn etmyin dert nimettir rab size hidayet etmek itiyor şeytanda o hidayete engel olmak için sizi isyana sürüklüyor. şeytnın oyunlarına aldanmayın Allah cc veli kullarına zillet verir bundaki büyük hidayeti görürseniz zelil olursunuz VESSELAM