Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 05.01.23, 23:26
Atl1234 Atl1234 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 31.07.22
Bulunduğu yer: Hatay
Mesajlar: 269
Forum Puanı: 1711
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart iksir sanatı ilmi

İksir Sanatı İlmi

Bil ki nişadır ve tuz gibi bazı madenlerden, gerekli hazırlıkların yapılması ve uygulanması sanatıyla bazı
madenlerin elde edilmesi hususunda herhangi bir tartışma yoktur. Yine
altın, gümüş, lal ve birçok taşın benzerlerinin yapıldığında da şüphe yoktur ve ilk bakışta onlarla bu cevherlerin arasını ayırt etmek güçtür.
Ancak
üzerinde durulan şey bu cevherlerin hakikatinin/özünün imalidir. Şeyh
Ebû Ali İbn Sînâ ve takipçileri, bu dönüşümün gerçekleştirilmesi bir yana, imkânını bile reddetmişlerdir. Zira bu anılan cisimler tek bir cinse ait
olup hakikatleri/özleri bakımından farklıdırlar ve özlerinin bir başka öze
dönüştürülmesi imkânsızdır. Aynı şekilde aynı cinse ait olan bu cisimlerin
türlere bölünmesini sağlayan, kendilerine özgü ayırımlar bilinmeyen hususlardır ve bilinmeyen şeyin alınıp kullanılması da mümkün değildir. Bu
ilimler sayesinde ulaşılabilecek en son nokta bakırın gümüş, gümüşün de
altın boyasıyla boyanmasıdır ki bunlar -yani renkler- ayrım değil lazime ve
arazdır. Ancak birçok bilgine göre tüm madenî cisimler tek bir tür altında-
ki sınıflar olmaları hasebiyle öz bakımından aynı oldukları için söz konusu
sanat aracılığıyla altın ve gümüş elde etmek mümkündür.

Altın sağlıklı insan mertebesinde, diğer madenler ise hasta insan mesabesindedir. İşte iksir de bu değersiz madenlerden hastalıklarını alarak sağlık veren [yani onları
altın mertebesine ulaştıran] devâdır. Şayet bu cisimlerin, farklı hakikatlere
sahip olan farklı türler oldukları kabul edilirse bir türden başka bir türe
dönüş imkânsız değildir; tıpkı bazı unsurların diğer unsurlara dönüşmesi
gibi.

Ancak türsel sûretler ve zâtî ayrımlar bilinmeyen şeylerdir ve alınıp
dönüştürülmeleri mümkün olmaz. Eğer bunların her yönden bilinmez
olduğu kastedilirse bu doğru değildir; aksi takdirde onların sözü edilen
hususîyetler ve arazlar için taşıyıcı ilke oldukları nasıl bilinebilirdi? Öte
yandan onların özleri/hakikatleri ve ayrım noktalarının bilinmez olduğu
kastedilirse alıp dönüştürmenin bu türden bir bilgiye bağlı olmasını biz
kabul etmeyiz. Zira tüm bu maddeleri, sûretlerin feyezanıyla tafsilen bilinmeyen nedenler hakkında bir zan meydana gelecek kadar -kıldan yılan ve
hurma çekirdeğinden akrep çıkartmak gibi bilmek yeterli değildir. Ayrıca
panzehiri ve onun içindeki hususiyetler ve bırakacakları etki bakımından
tasnif etmek bu söylenenin mümkün olduğuna tanıklık eder. Sen çok iyi
bilirsin ki, bunların meydana gelmesi, tüm maddelerin bilinmesi ve gerekli
hazırlığın tamamlanması hakkında söylenenler, bu yolla kimyayı anka kuşu gibi yapar, yani adı var kendi yok bir şey hâline getirir.

Kaynak=RİYÂZU’L-KULÛB
ŞÜKRULLÂH-I ŞİRVÂNÎ

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148