Akıl, Zekâ, Duygu, His, Sezgi ve Diğer Beşeri Hassaların Tümünün İslâm'da Yeri ve Önemi Vardır Fakât Akıl Dendiği Zaman Tam Olarak Neyden Bahsedildiğini, Zekâ, Duygu, His, Sezgi vs Dendiği Zaman Tam Olarak Neyden Bahsedildiğini İnsanlar Ekseri Bilmediği İçin ve Bilmediği Hâlde de Biliyormuşçasına Ahkâm Kestikleri İçin, İslâm İçin En Kısa ve İsâbetli Tanım Onun, Yani İslâm'ın Nâkil Dini Olduğudur. Yoksa Tüm Saydığımız ve Sayamadığımız Mefhumların Dinimizde Yeri ve Önemi Büyüktür, Zirâ Her Biri Zaten Şahsına Münhasır Birer ilim Dalıdır.
Bugün insanlara Aklın Tanımını Sormuş Olsak ya Zekâ ile Aynı Kefeye Koyarak Târif Etmeye Çalışırlar yahCıt da Hemen Google Amcalarına Başvururlar. Hâlbuki Bugüne Kadar, Yani Farz-ı Misâl Adam Hayatı Boyunca Yeri Geldikçe "Akıl" Mefhumunu Hem Kullanmış Hem de Konuşmuştur Ama Demek Oluyor ki BILMIYORMUŞ, Yoksa Zaten Gerektiği Gibi Bir Cevap Verebilir, Ona Buna Danışmaz, Onunla Bununla Karıştırmazdı, Değil mi?
Ancak Akıl Başta Olmak Üzere Tüm Bu Mefhumlar Kendi içlerinde ikiye, Sonra Ayrılan 0 Parçalar da ikişer Kısma Ayrılır ki, Bunları Açıp Anlatmak Çok Sürer ve Zaten Anlayacak Kimseler de Devede Kulak Misâli Olur. Onun İçin Hiç Bu Konulara Girmeksizin İslâm'ın Nâkil Dini Olduğunu Söylemek Yanlış Olmaz ve Zaten Hakikâten de Öyledir Fakât Bu Demek Değildir ki Yalnız Nâkil Var, Başka Hiçbir Şey Yok? Böyle Değildir Lâkin Herkesin Her Şeyi Anlamasını Beklemektense Bu Şekilde Konuşmak İsâbetli Olanıdır.
Kısaca; İslâm'da Tüm Unsurlar Var Ama Bu Din Nâkil Dinidir.
|