Biz Avâm, Kelâm-ı İlâhîden Murâd-ı İlâhînin Ne Olduğunu Çıkaramayız. İlmimiz Fehimimiz Buna Elvermez. Firâsetimiz Dahi Marazlıyken, Bâsiret Sahibi Olmamız Beklenemez. İlacı Alıp İçeriz, Geçip Onu Laboratuara Götürüp de Muhtevasında Şu mu Var Bu mu Var Şuna mı Etki Ediyor Buna mı Faydası Dokunuyor Diye Tahlil Etmeyiz. Kur’an’ı Kerîm de Şifâ Kaynağımızdır, Ölü Kalplerimize Dermân, Rûhlarımızın İlacıdır Fakât Onu Okumak Değil, Dinlemek Farzdır, Okuması ise Yalnız Sünnettir.
Elbette İster Okuyun İster Dinleyin, Anlattıklarını Bilmek, Hakîki Manâda Bilmek, Bilmeksizin Okuyup Dinlemekten Üstündür Ama Bu Bilme İşini Biz Kendi Başımıza Yapamayız. Hele ki Günümüzün Şu Gırtlağına Kadar Cehâlet Batağına Gömülmüş ve Hiç Olmayan İlmi ve Kısa Aklı ile MEÂL Okuyan ve Okuduğu O Meâli de KUR’AN-I KERÎM Zanneden ve Bu Kafayla Ehl-i İlim ile de Mücadeleye Tutuşan Zavallılardan Olmak, Bir İnsanın Başına Gelebilecek En Büyük Felâket ve Melânetler Arasında Zikredilebilir.
Evet, İster Okuyalım ve Sünneti Yerine Getirelim veyâ İster Dinleyelim ve Bir Farzı Edâ Edelim. Her Ne Yaparsak Yapalım, Allahû Teâlâ Hazretlerinin Kelâm-ı İlâhîsindeki Murâd-ı İlâhîsini Öğrenelim İnşaAllah ve Lâkin Birincisi Bunu Başarmak İçin İlim Sahibi Olmak Gerek, Yani İlim Ehlinin İzâhlarına Müracaat Etmek Gerek, İkincisi de Bunu Anlayıp Kavrayıp İdrâk Edebilecek Olgunluğa Ermiş Olmak Gerek.
Her İşin Ehli Olur, Ehline Başvurmaksızın Hareket Eden Başını Duvarlara Vurur Vesselâm.
__________________
Ne senle yaşanıyor
Ne de sensiz oluyor
Şu garip bomboş dünyada..
|