Hep rahat olduk, hazır durduk ama huzur bulamadık.
Her millî bayramda, darlanan, kaçıp giden ruhumuzun ardından bir koşturmadır gidiyordu sanki.
Hep bir telaşe, endişe... Adı da; bayram. Ya yağmur altında ıslanır ya güneşin altında yanar ya da soğuktan titreyerek geçirirdik o günleri.
En zorumuza giden, İmam Hatipli olduğumuz hâlde tören alanına kadar başımız açık gitmemiz olurdu. Eşarplarını koynunda getiren şanslı sayılırdı. Farkeden hocalar onu bile alırdı.
Törene katılmayanlar müdür odasına...
Ne eziyetli okumuşuz ya...
Düşündükçe içim acıyor. 😔
|