Tekil Mesaj gösterimi
  #5  
Alt 07.08.23, 22:32
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Rüyaların görülmesinde etkin bazı hususlar vardır ki bunlar görülen rüyanın keyfiyetini ve ona dair yorumları değiştirecektir. Bizzat Peygamberimizin (s.a.s.) açıklamalarında bu rüyaların üç çeşidi olduğu açıklanmaktadır. Birinci grupta şeytanın insanın içine attığı vesveselerin rüyaya yansıması neticesinde görülen ve insanı rahatsız eden rüyalar, ikincisi insanların kendisinden kaynaklanan rüyalar (bugün şuuraltı rüyaları olarak tanımlanan bu rüyalar, genellikle kişinin günlük hayatta etkilendiği konuların yansıması ile gerçekleşir). Sonuncusu ise içine peygamberlik vahyinin kırk altıda birinin yansıdığı rahmânî rüyalar olarak tasnif edilmişlerdir. Rüyada Peygamberimizi (s.a.s.) gören kimseler hakikatte onu mu görmüşlerdir? Bu rüyanın yukarıdaki rüya tasniflerinden hangisine girdiği nasıl anlaşılacaktır? Bu konuda İslâm geleneğindeki kriter Hz. Peygamber’i asli suretiyle tanıma veya onun fizik özelliklerini detaylıca bilme şartına bağlanmıştır. Aksi hâlde rüyada gördüğü kimsenin suretinin Hz. Peygamber zannedilmesi mümkündür. Bu konuya ışık tutacak bir hadise Sahâbe Dönemi’nde de yaşanmıştır. Sahâbeden Abdullah İbn Abbas Peygamberimizi (s.a.s.) rüyasında gördüğünü söyleyen bir kimseye onun özelliklerini sormuş ve anlatılanların doğru olduğunu bildirerek “Doğru, sen gerçekten Peygamberimizi görmüşsün” demiştir. Bu doğrulamayı yapması rüyamızda her gördüğümüz suretin -velev ki “Ben peygamberim” desin- gerçekte Peygamberimizin (s.a.s.) sureti bilinmeden kabul edilmesi mümkün değildir. Hz. Peygamber’den rivayet edilen bir hadiste “Beni rüyada gören gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim suretime giremez” buyurmuştur (Buhârî, “İlim”, 38; “Ta’bîr”, 10). Bu hadisin istismar edildiği yerlerde ısrarla savunulması gereken husus, şeytanın Peygamberimizin (s.a.s.) asli suretine giremeyeceğidir. Yoksa bir başka surete girerek yalan söyleyip “Ben peygamberim” demesi de mümkündür. Rüyada peygamberden bilgi, haber ve talimat aldığını iddia etmekse kabul edilemeyecek bir başka husustur. Zira Peygamberimizin (s.a.s.) hadisleri dinin ikinci temel kaynağı olmakla beraber bunlar belli kriterler ve usûllerle zamanında toplanıp kayıt altına alınmıştır. Bunun dışında bir yolla hadis elde ettiğini savunmak ne dinî perspektiften ne de akli muhakemeden onay alamaz. Kaldı ki rüya gibi subjektif bir tecrübe sadece sahibi açısından bir değer taşıyabilir, diğer insanlara mal edilemez.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148