Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Rüyaların görülmesinde etkin bazı hususlar vardır ki bunlar görülen rüyanın keyfiyetini ve ona dair yorumları değiştirecektir. Bizzat Peygamberimizin (s.a.s.) açıklamalarında bu rüyaların üç çeşidi olduğu açıklanmaktadır. Birinci grupta şeytanın insanın içine attığı vesveselerin rüyaya yansıması neticesinde görülen ve insanı rahatsız eden rüyalar, ikincisi insanların kendisinden kaynaklanan rüyalar (bugün şuuraltı rüyaları olarak tanımlanan bu rüyalar, genellikle kişinin günlük hayatta etkilendiği konuların yansıması ile gerçekleşir). Sonuncusu ise içine peygamberlik vahyinin kırk altıda birinin yansıdığı rahmânî rüyalar olarak tasnif edilmişlerdir. Rüyada Peygamberimizi (s.a.s.) gören kimseler hakikatte onu mu görmüşlerdir? Bu rüyanın yukarıdaki rüya tasniflerinden hangisine girdiği nasıl anlaşılacaktır? Bu konuda İslâm geleneğindeki kriter Hz. Peygamber’i asli suretiyle tanıma veya onun fizik özelliklerini detaylıca bilme şartına bağlanmıştır. Aksi hâlde rüyada gördüğü kimsenin suretinin Hz. Peygamber zannedilmesi mümkündür. Bu konuya ışık tutacak bir hadise Sahâbe Dönemi’nde de yaşanmıştır. Sahâbeden Abdullah İbn Abbas Peygamberimizi (s.a.s.) rüyasında gördüğünü söyleyen bir kimseye onun özelliklerini sormuş ve anlatılanların doğru olduğunu bildirerek “Doğru, sen gerçekten Peygamberimizi görmüşsün” demiştir. Bu doğrulamayı yapması rüyamızda her gördüğümüz suretin -velev ki “Ben peygamberim” desin- gerçekte Peygamberimizin (s.a.s.) sureti bilinmeden kabul edilmesi mümkün değildir. Hz. Peygamber’den rivayet edilen bir hadiste “Beni rüyada gören gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim suretime giremez” buyurmuştur (Buhârî, “İlim”, 38; “Ta’bîr”, 10). Bu hadisin istismar edildiği yerlerde ısrarla savunulması gereken husus, şeytanın Peygamberimizin (s.a.s.) asli suretine giremeyeceğidir. Yoksa bir başka surete girerek yalan söyleyip “Ben peygamberim” demesi de mümkündür. Rüyada peygamberden bilgi, haber ve talimat aldığını iddia etmekse kabul edilemeyecek bir başka husustur. Zira Peygamberimizin (s.a.s.) hadisleri dinin ikinci temel kaynağı olmakla beraber bunlar belli kriterler ve usûllerle zamanında toplanıp kayıt altına alınmıştır. Bunun dışında bir yolla hadis elde ettiğini savunmak ne dinî perspektiften ne de akli muhakemeden onay alamaz. Kaldı ki rüya gibi subjektif bir tecrübe sadece sahibi açısından bir değer taşıyabilir, diğer insanlara mal edilemez.
|
Genelde ruyada görme kişi o zamanda görür yani peygamber zamanında görüyor yani annemde görmüş peygambere dua etmiş Allah peygamber senden razı olsun demiş o da peygamber benim demiş ozaman Allah senden razı olsun demiş
Sahabileride görmüş benimde gördüğüm ben biliyordum peygamberımz s.a.v olduğunu sahabiler etrafındaydı onlar gitsin bende konuşcam dedim ama peygamber sadece bakmıştı çok keskin bakış fakat bi okadarda merhametli bakış yani bana baktığında bıçakla kesilme hissi fakat bi okadarda merhametli bakış ayna gbi parlak. Sesi kulağımda görüntüsü sürekli hatırımda Allah onu makamı mahmuda eriştirsin tüm müslümanlara şefaat etsin inşallah