
25.08.23, 05:35
|
|
|
|
Üyelik tarihi: 14.04.23
Bulunduğu yer: Afrika - nuaksot
Mesajlar: 433
Forum Puanı: 1239
Etiketlendiği Mesaj: 25 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Samimi bir dostumun başından şöyle bir olay geçmiş bana anlattığı şekilde anlatıyorum: “Öğle namazını beklerken canım Kuran okumak istedi, kalktım eski bir Mushaf’ı aldım ve rastgele bir sayfayı açıp okumaya başladım. Bulunduğum cami o zamanlar birkaç odacıktan oluşuyordu. Ben de o odacıkların birindeydim. Tam dalmış ağır ağır Kuran okuyordum ki yanıma birisi gelip hangi sureyi okuduğumu sordu. Başımı kaldırdım, soruyu soran 35-40 yaşlarında gözleri ışıl ışıl parlayan birisiydi. Ben de belirli bir sure değil; rast gele açıp okuyorum dedim. Gülerek, Haşr suresinin son iki ayetini bilir misin?” dedi. Bilirim” dedim. Öyleyse sana bir şey anlatayım dedi. Buyurun” deyince, “Bak, Peygamber Efendimiz bir gün Kuran hafızlarının nasıl bir makama kavuşacağından bahsediyormuş. O kadar güzel şeyler anlatmış ki yaşlı bir kadıncağızın gözleri dolmuş. Niye üzüldüğünü sorunca bunca nimete ben de erişmek isterdim ancak bu hafızayla hiçbir zaman hafız olamayacağımı bildiğim için ona üzüldüm demiş. Allah’ın Resulü bu defa bu arzu da olanlar fakat belleği ve zamanı ancak o kadarına müsait olanlar için bir sır vermiş: Haşr Suresi son iki ayeti, Bakara Suresinin “Amaner Resulü ile başlayan son kısmı, Ayet’el Kürsü, Araf suresinin ilk üç ayeti, Saffat Suresinin ilk 10 ayeti ve Rahman Suresinin tamamı. İşte Hafız olmak için kısa yol” dedi. Ardında da “Ben her zaman öğle namazından önce buraya gelirim” dedi. Sonra yanımdan uzaklaştı. Karşımda bir yere oturdu. Öğle ezanı okunmaya başlamıştı, bittikten sonra namaza dururken bira ağırdan aldım niyetim onu namaz kılarken seyredip örnek almaktı.. İçimden kim bilir ne kadar içten namaz kılacaktır diyordum ki, kendisini hiçbir safta göremedim. Birkaç gün sonra yine öğle ezanından önce gittim. Yine caminin o odacığına yerleştim. Beklemeye başladım, üç beş metre önümde birisi daha önce benim oturduğum yerde Kuran okumaya çalışıyordu, etrafta da başka kimse yoktu. Bu yüzden kendi elimde ki kitaba yoğunlaştım. Bir ara kafamı kaldırıp daha önce kendisiyle buluştuğumuz noktaya bakma ihtiyacı hissettim ki bu defa orada oturan arkadaşa bir şeyler anlattığını gördüm. Tam karşısında olup ve dikkatlice ona bakmama rağmen bana hiç bakmıyordu. Oysa bu defa kendisini analiz edip, “ins misin cin misin be adam ?”muhabbetine girecektim. Fakat sanki aramızda manyetik bir perde var gibiydi(!)Üzerimde anlamlandıramadığım bir ağırlık vardı. Az sonra öğle ezanı okundu ve ben yine işi ağırdan alıp kendisini saflar arasında aradım ancak yine yoktu. Caminin o odacıkları bir süre sonra yıkıldı. Ben de kendisini ne zaman bir daha görmedim. ‘’
|
Metinde geçen ayetler. Sonuna yerim kalmadı rahman suresi tamamlanacak ezber etmek isteyen olursa bir faidemiz dokunsun
|