Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir
duâ öğreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim.
Bunun üzerine şu duâyı öğretti:
“Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr...”
Başım darda kalmadı...
Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra, başım hiç darda kalmadı, rızkım
çoğaldı. Duâda, maksadın hâsıl olması için, duâ eden kimsenin i’tikâdının düzgün olması, namazını
muntazam kılması ve dînin emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uyması şarttır.
__________________
Rabbim! Beni Senin emanetinde, tedbirinde, kolaylaştırmanda ve yönlendirmen altında kıl.
|