Karşı taraftan alanına saygı duyulmasını istiyorsan, sen kendi alanını şimdiye kadar korumadığın için alanına saygı duyulmasını bekliyorsundur. Yani sen kendi alanına saygı duymuyorsan, gelecek insan senin alanına saygı duyamıyordur. Kendi sınırını bilmeyen, kendi alanını koruyamayanlar başkalarının alanlarına da saldıran ve haddi aşanlardır. Sınırlarını, özgürlük alanlarını bildikçe kendini tanır insan. Sınırını bilmek gücünün, yeteneklerinin, zaman ve mekânın, aklının hızının da sınırını bilmektir. Neden ilişkilerinde sınır ve saygıya odaklanma ihtiyacı duyarsın? Hayat aynasında buraya bak ve sor kendine. Neden yeterince değer görmüyorum? Yani sana verilmiş olan kıymetleri görmüyorsan, görmezden geliyorsan, kendindeki değerleri değersiz görüyorsan tabii ki bütün bu kıymetli alanlarına değer vermeyen kişiler gelmiştir hayatına...Bugüne kadar dostluklarında, arkadaşlıklarında, ilişkilerinde, ailende, iş ilişkilerinde değer görmediysen, kendini değer görmeye layık bulmadığın için değer ve saygı alamamışsındır. “Hayır ben elimden geleni yaptım ama onlar bana kayıtsız kaldı, bana değer vermedi” diye savunmaya geçme hemen. Zihnin bu konuda çok usta biliyorum ama işin aslı öyle değil. Sen kendine değer veriyor olsaydın, değer görürdün. “Acaba gerçekten ben kendime değer verdim mi?” diye sor lütfen. Mesela: “Ben kıymetli zamanımı nerede, kimler için kullandım? ”Nerede kime hayır diyemedim, dur diyemedim ve ona zaman harcadım? ”Neden ona bu benim zamanım, istediğin şeyi yapamam, çünkü kendime ayırdığım bu zamanda başka şeyler yapacağım demedim?” Bu bencillik değildir... İnsanın önceliğini kendinden yana kullanması bencillik değil, özsaygıdır, öz değerdir. “Sadece kendimi düşünmek zorundayım” diyen insan başkalarıyla ilişki kuramaz zaten. Bencillik şuursuzca ve yıkıcı biçimde kendi çıkarlarına odaklanmaktır. Öncelik öyle değil... kendimizle olan ilişkimiz iyileştikçe dışarıdaki koşullar değişir. Dönüşecek olan kendimiziz, başkası değil...
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|