
07.09.23, 14:40
|
|
Daimi Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04.07.23
Bulunduğu yer: Hiçlikte
Mesajlar: 1,020
Forum Puanı: 167
Etiketlendiği Mesaj: 20 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı
İktisatta doğa kaynakları artmaz sürekli sabittir. Tükettim arttığı için kaynaklarda azalmaya başlar. Enflasyon dediğimiz şey üretilen mal ve hizmet fiyatının artmasıdır. Yani ilk ureticiyi vurur. Üretici yapısı gereği pahalı olan mali uretir satar ki kar yapabilsin. Çünkü üreticinin amacı kar yapmaktır.
Tüketici de bu durumdan etkilenendir. Enflasyon şuanda bayağı var. Ama sanırım demek istediğiniz aslında bu ülkede enflasyon olmaz ama devlet haram içinde yüzdüğü için var ediyorlar. O konuda haklısınız. Ülke kaynaklarını doğru kullanmadıkları ve kilit noktalara liyakatli insanlar gelmediği için sistemi güzel isletemiyorlar. Buda enflasyona ve istikrarsız bir piyasa ortamına sebeb oluyor. Bu da yabancı yatırımcıyı iter, yerli üreticiyi baskılar. Sonra bir kısır döngü başlar: üretim azalır, üretilen mal ve hizmetin bedeli artar, enflasyon tekrar artar bu böyle gider. Türkiye'nin ithali arttığı için ihracat açığı artar, bu sefer devlet borçlanmaya başlar. Sonra vergiler arttirilip bu açık kapatilmaya çalışılır.. bu böyle uzar gider. Arada devlet ne varsa benim milletinde benim fabrikamda deyip yerli üreticiyi destekleyeyim der. İşte kur korumali hesaplar, cifticiye, fabrikalara destekler, düşük krediler vermek derken devlet kendi cebinden güzelce harcamaya başlar. Oysaki zaten borcu vardır dışarıya bir de evdekilere para harcar. Ama iki planda tutmayınca, borcta gırtlağa dayaninca yine evdekilerden parasını vergi olarak alır.
Vel hasili kelam bu böyle sürer gider. İktisatta özellikle ekonomide her şey dinamo taşı gibi birbirine bağlıdır. Birini yanlış devirirsen sistem komple bozulur. Önemli olan doğru vakitte doğru kararlar alıp ilerlemektir.
|
Emeklinin aldığı maaşa ve asgari ücrete bakınca anlaşılıyor ne güzel sömürdükleri.
|