Görünen o ki Müslümanlar bir yandan siyasi imkanlar marifetiyle ülkedeki laikçi direnç odaklarını kırmaya çalışırken farkında olarak ya da olmayarak kendi iç dünyalarında da kırılmalar yaşamakta ve sonuçta değiştirip dönüştüreyim derken kendileri değişip dönüşmektedir. Bu dönüşümde iktidarın sağladığı imkanların cazibesi önemli rol oynamakta, bu imkânları elde etmek ve elde tutmak mevcut yapının temel unsurlarını korumayı icap etmekte, hatta o yapının bir elemanı olmayı gerektirmektedir. Böyle bir dönüşüm ve evrilme sürecinde İslam’ın topyekûn bir manevi devrim yaratması ve bunun hayata taşınması pek mümkün görünmemektedir.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|