Alıntı:
La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı
10 da 1 haklılık payı var bu hususta her fakir ruhani açılımlara sahip olurdu her zikir ehlide sakınanlardan olurdu.
Yemek israfı kalbi körertir mideye düşkünlük Dünyaya dükünlük değil elde olan şeylere bakıp bakıp kendini aç borakmakla nefse zülüm olacagını sanıyorum dünya nimetlerine dalanların perdesi kalın olur gaflete dalarlar yemekle olacak iş değil pehrii iradesi zayıf olanlar yapmalı kendini tastamam bilenler yediklerine suç atan yediklerini gözden geçirir giydiklerine uç atan giydiklerini değiştirir arkadaşlarına suç atan arkadaşı herkes aslında islahın neyde olduğunu bilir aslında herkese aynı reçete verilmez yani her duyulanı hepsini hayata geirmekte olmaz.
Benim sordugum soru bedensel çıplak göz ile hangi seviyede hangi alemler görülür bi yerde gözde 72 bin perde olduğunu okumuştum çıplak göz ile maneviyat ile görme olayını kastedmiyorum
İrade vermiş cenebı hak bu iradeyle bedenin hepsine hükmedilir kanaatindeyim
Çogu verilen göz perde açma jygulamalarının 3. Göz çalışması olarak düşünüyorum çıplak gözle görme deneyimlerim oldu halada ıplak gözle bişeyler görme ddneyimim var bu konuda bilginiz varmı
|
Kardeşim ben sana anlayabildiğim ve bilebildiğim kadar cevap vereyim şayet Keşfi kast ediyorsan Keşf gerek vücud gerekse şühud açısından; yâni gerek görmek suretiyle gerekse idrak yoluyla perdenin arkasındaki gizli manalara muttali’ olmaktır. Gözünden gaflet perdesi kalkıp basiretle kâinata baktığında insan, çok ince bâzı sırlara aşina olabilir. Halk arasında bir söz vardır: “Bakmakla görmek arasında fark vardır. Her bakan göremez.” Bakıp görmek ve farkında olmak olayların ve eşyanın inceliklerine agâh olmaya çalışmak da bir Keşf arayışıdır. Keşfin ardından ulaşılabilenler ise hikmettir, marifettir. Keşf bir emek ve çile işi olmakla birlikte bir yerden sonra Hakk vergisidir. “Andolsun sen gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.”(Kaf suresi ayet 22) İlâhî incelikleri görebilecek bir basirete sâhip olmanın yolu hayatı okumaktır. Keşfi bilgi ile ledünni bilgi arasındaki fark, birincisinde kulun kesbinin rolünün de bulunmasıdır. Çünkü keşfin meydana geldiği sırada tespiti yapan yine kuldur. Ledünni bilgi ise doğrudan Allah tarafından kalbe gelen bilgidir.