Devamı
taraflarında yürürken: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla, şüphesiz Sen, her şeye kadirsin derler." (Tahrim, 66/8).
Bir mümin kendisi için tövbe edeceği gibi, ölmüş olan veya hayatta bulunan ana-baba, hısımları ve diğeri müminler için de istiğfar edebilir. Bu dua sebebiyle Cenâb-ı Hakk'ın onları bağışlaması umulur. Kur'an-ı Kerîm'de bu konuda çeşitli dua örnekleri bulunur:
"Ey Rabbimiz... bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et." (Bakara, 2/286);
"Musa şöyle yalvardı: Rabbim, beni ve kardeşimi affet. Bizi merhametine garket." (A'raf, 7/151);
"Babamı da bağışlayıp hidâyete erdir. Çünkü o, sapıklardandır." (Şuarâ', 26/86);
"Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde, beni, annemi, babamı ve biitün mü'minleri affet." (İbrâhîm, 14/41).
Seyyidü'l-İstiğfar Duası:
Bu dua konusunda şöyle bir hadis nakledilir. Resulullah (s.a) buyurdu ki;
"İstiğfar dualarının en değerli ve en üstünü şöyle demendir: "Allâhümme ente Rabbî, Lâ İlâhe İllâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike me'steta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bi ni'metike aleyye ve ebûü bi zenbî fe'gfirlî fe innehû lâ yeğfiru'z-l; zünûbe illâ ente."
Anlamı:
"Allah'ım! Sen benim Rabbımsın! Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla senin akdin ve va'din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü senden başka hiçbir kimse günahları mağfiret edemez."
Hz. Muhammed (s.a.s) daha sonra şunları ekledi:
"Kim bunları inanarak sabahleyin söyler de akşam olmadan ölürse, o kişi cennet ehlindendir. Yine kim bunları inanarak geceleyin söyler de sabaha ulaşamadan vefat ederse cennet ehlindendir." (Buhârî, Deavât, 2).
|