EFENDİMİZ Sallallahu Aleyhi Vesellem’E
Gül Kokulu Efendime
Yürürken önünden geçtiği bütün nebatın, taşların kendisine selam verdiği Nebi’ye selam:
‘Esselamu elyke Ya RESULALLAH’
Ey bütün varlığın var olmasındaki en büyük sır.
Sana bu mektubu ahir zamanın bir nisan hüznünde, tazeliğinde yazıyorum. Mektuplar arayı kapatır, şefkat dağıtır,elçi olur,feryat dindirir diye sana yolluyorum Ey Nebi. Mektuba da, siteme de, feryada da hakkım yok biliyorum. Fakat bizlerin senden başka kimi var, kimleri var. Arayı açtık seninle, sünnetini rafa koyduk, anmatörenlerinde kalabalık oluşturduk ama özüne inemedik, sözünü dinleyemedik. Dostluklar yolu üzerine gidip gelmemek yolları otlu yapar, dikenli yapar, taşlı yapar, çileli yapar. Arayı açtık yollara, yıllara dikenler oluşturduk.
Ah Efendim, geri kaldık geriye atıldık, tesbih taneleri gibi dağıldık, öz yurdumuzda parya olduk.İzindeyken fermanla dans yasaklatan ümmetin, cihana hükmeden ümmetin, Dicle kenarındaki koyunun hesabını yapan ümmetin, ümmetin gibi olan ümmetin, izini de yüzünü de unutuca geri kaldı. Dinleri hayatımız gibi, dinimiz hayatları gibioldu diğer yaşamlarla. Duaların sırrından uzak kaldık. Viranelerin yascısı baykuşlara döndük Ey Nebi.
Alıntı:
Mmirzan20 Nickli Üyeden Alıntı
EFENDİMİZ Sallallahu Aleyhi Vesellem’E
Gül Kokulu Efendime
Yürürken önünden geçtiği bütün nebatın, taşların kendisine selam verdiği Nebi’ye selam:
‘Esselamu elyke Ya RESULALLAH’
Ey bütün varlığın var olmasındaki en büyük sır.
Sana bu mektubu ahir zamanın bir nisan hüznünde, tazeliğinde yazıyorum. Mektuplar arayı kapatır, şefkat dağıtır,elçi olur,feryat dindirir diye sana yolluyorum Ey Nebi. Mektuba da, siteme de, feryada da hakkım yok biliyorum. Fakat bizlerin senden başka kimi var, kimleri var. Arayı açtık seninle, sünnetini rafa koyduk, anmatörenlerinde kalabalık oluşturduk ama özüne inemedik, sözünü dinleyemedik. Dostluklar yolu üzerine gidip gelmemek yolları otlu yapar, dikenli yapar, taşlı yapar, çileli yapar. Arayı açtık yollara, yıllara dikenler oluşturduk.
Ah Efendim, geri kaldık geriye atıldık, tesbih taneleri gibi dağıldık, öz yurdumuzda parya olduk.İzindeyken fermanla dans yasaklatan ümmetin, cihana hükmeden ümmetin, Dicle kenarındaki koyunun hesabını yapan ümmetin, ümmetin gibi olan ümmetin, izini de yüzünü de unutuca geri kaldı. Dinleri hayatımız gibi, dinimiz hayatları gibioldu diğer yaşamlarla. Duaların sırrından uzak kaldık. Viranelerin yascısı baykuşlara döndük Ey Nebi.
|
Coğrafyamızda kan var, gözyaşı var, cehalet var, zulüm var. Bedenlerimizdeki ezan seslerini top sesleri, feryatlar, çığlıklar bastırır oldu, evlerimiz davetsiz misafirlerle doldu.Doğudaki müslümanın ayağına değen dikenin acısı batıdaki müslümana ninni oldu. Ümmetin gibi yaşamıyor, ümmetin gibi düşünmüyor, ümmetin gibi giyinmiyoruz.Ümmetin gibi ümmet olamıyoruz.
Ümmetin dağınık, ümmetin başsız, ümmetin aç, ümmetin çıplak Ey Resul. Makam, mevki, mal, mülk, itibat yeni Rablar oldular (haşa). Küfür, şirk, inançsızlık bize komşu oldular.İdareler Ömerler bekliyor. Ebubekir’in dostluğu, Ali’nin kılıcı, Osman’ın hayası bize hayal oldular.Oysa Ah Efendim bizlere ne güzel model oldun. modeller sundun. Hani Musab bin Umeyr’in vardı. Uhud’da sancağını taşıyan , genç, cesur, zengin Umeyr. Bütün malını, mülkünü Allah yoluna harcayan, Uhud’un kalplerindeki sızısı, şehidi Umeyr. Hani Hureyren vardı. Örneklerin vardı Ey Nebi senin.
Abdullah bin Cubeyr’in vardı. Hani Uhud dağına yerlerştirdiğin elli okçu vardı ya ‘ne olursa olsun ben işaret vermedikçe ayrılmayacaksınız’ dediğin elli okçu. Onların kumandanı Abdullah Bin Cubeyr.Arkadaşlarını ikna edemeyip direnen ve şehit olan o müjdeli asker. Ümmetin Cubeyrleri bilmiyor Ya Resulallah. Ümmetin başka modeller peşinde. Ey Nebi cehalet asrı kılık değiştirdi.