Dualarımız neden arapça okumalıyız? Cevabı frekans, örneğin esmalar arapçadır. Ben Arapça bilmem, Türkçesi de nasılsa aynı
işi görür. demek, yanlış bir yaklaşımdır. Arapça günümüze kadar kullanılmış ve halen kullanılmakta olan eski bir dildir. Yüzyıllar boyunca birçok insan duaları, zikirleri Arapça olarak kullanmış ve onlara belli bir enerji yüklemiştir. Bu esmaların kullanımı evrensel kayıtlara bu şekilde
geçmiş ve belirli titreşimler yaymışlardır. Türkçe okunuşundaki enerjisel frekanslarıyla Arapça okunuşundaki enerjisel frekansları farklıdır. Dolayısıyla bizz o kelimeyi ses enerjinize değiştirerek aktarırsak aynı frekansı yakalamamız mümkün değildir. Bundan dolayı her kelimeyi kendine özgü dille söylemek en doğrusudur. Zikrin dil, kalp ve beden olmak üzere üç türü vardır.
1 Dil ile zikir: Allah’ı sesli ya da sessiz zikretmektir, isimlerini anmaktır. Ses enerjisini aktive ettiğimiz bölümdür.
2 Kalp ile zikir: Allah’ı kalben zikretmek, anmaktır.
3 Beden ile zikir: tüm bedenin Allah’ı zikrederek titreşmesidir. (Titreşimi yükseltmenin” sırlarından biri de budur.) İşt asıl ulaşmamız gerekn 3 kural beden ile zikir. Burdan anladığımız, ağzımızdan çıkan her kelimenin gücünü daha iyi anlamaktır. Tek bir kelime söylemekle ne
olur ki? demeyin. Onun sonsuza dek gücü ve yaptırımı vardır.
Bu tekniklerin hepsi belli bir süreklilik gerektirir. Yani, seslerin mümkünse her gün belli bir süre tekrarlanması gerekir. Bu sayede isteğin altı çizilecektir. Ancak enerji titreşimi yüksek kişiler için durum daha farklıdır. Örneğin o gün canınızı sıkan birine lanet okudunuz ve beddua ettiniz. Şayet enerji titreşimi yüksek biriyseniz o kişinin zarar görmesi işten bile değildir. Bu durumun aynısı nazar diye bildiğimiz bilinçsiz enerji yönlendirmeyle de ortaya çıkar. Çevremizde sıkça duyduğumuz onun nazarı çok değer, ifadesi buradan gelir. Kişi, durumun farkında değildir, çünkü enerjiyi bilinçsiz olarak yönlendirir. Bilinçli niyetinin kötü olmamasına karşın, bastırdığı olumsuz duygulardan dolayı yine
de karşıdaki insan öyle ya da böyle zarar görür. Şunu da unutmayalım, sadece çevremizdekilerle ilgili değil, kendimizle ilgili kullandığımız yanlış bir ifade de bizim için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ses enerjisinin kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Az önce de belirttiğim gibi belli sözcük ya da sözcük dizilerinden oluşan (zikir, dua, ayet, sure ve salavat fark etmez) bu uygulamaları yapmak süreklilik arz etmelidir. Tekrar etmek önemlidir çünkü tekrar edilen her sözcük beynimizde sürekli titreşerek açılımlara neden olur ve bizi amacımıza ulaştırır.
|