Kabalist öğreti, evrendeki metafizik dengeler, şeytani güçler ve bilinç altı
dünyasıyla yakından ilgilenir ve bunları büyü yöntemleri ile etkilemeyi amaçlar Pratikte Kabala, kötülüklerle ilgilenmenin yolu ve semboller yolu ile psikolojik dünya üzerinde güç kazanmanın tehlikeli bir sanatı ve büyüye dayanan bir formudur. Kabala harf ve sayı esasına dayanan Yahudi mistisizminin kaynağını teşkil etmekte ve Mesih fikrini işlemektedir. Kabbala’ya göre tarihi olaylar ve kanunlar, sadece Tanrısal kelamın elbisesi ve bedenidir. Onların ruhunu anlamaya, sadece mistik
hareket imkan vermektedir. Kabala Eski Ahidin asıl anlamlarını araştırır. Kabalstler Kutsal Kitab’ın harflerine, zahiri anlamları dışında Batıni anlamlar vererek istedikleri sonuca ulaşmaya çalışırlar, hurufiler’in yaptıkları gibi, harflere tabiat üstü güçler ve anlamlar yorar. Arap harflerinin nasıl ayrıca birer sayı değeri varsa yani Ebced hesabı,
İbranicede de öyledir. Bu kabalacıları garip, içinden çıkılmaz bir sayı mistisizmine, harfler ve sayılarla kehanete, büyü ve sihire götürmüştür. Nasıl ki İslam aleminde de cifir adı verilen böyle bir kehanet yolu, bundan başka sayılar ve harflerle muskalar, vefkler, sihirler vardır. İşte bunları kabala ile karşılaştırılacak olursa, asla rasgele olamayacak eşitliklere rastlanır. Bunlar da göstermektedir ki, Kabala adı verilen Yahudi
mistisizmi de Arap-Endülüs kültürünün büyük ölçüde etkisi altında kalmıştır. Ama Yahudi şeraitinin dışında olan bu akımlar, İslamiyetten çok daha önce, taaa M.Ö. birinci yüzyılda başlamıştır. Kabbala’yı vahiy gibi kabul edip Hz.Adem’e kadar geri götürmektedir.
|