Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 05.01.24, 23:37
Nasimi Nasimi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik tarihi: 29.03.22
Bulunduğu yer: Şu an Arz'da
Mesajlar: 1,161
Forum Puanı: 1926
Etiketlendiği Mesaj: 100 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Ateşbaz Veli


Ateşbaz Veli

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin meşhûr talebelerinden ve bağlılarından. Hayâtı hakkında yeterli bilgi yoktur. Doğum yeri ve yılı belli değildir. 1285 (H.684)te Konya'da vefât etti.

Kendisinin asıl adı Yûsuf, babasının adı ise İzzeddîn'dir. Mevlânâ hazretlerinin babası Behâeddîn Veled ile Horasan'dan geldiği veya kâfileye Karaman'da katıldığı rivâyet edilmektedir. Ancak Horasan'dan geldiği görüşü daha kuvvetlidir.

Yûsuf bin İzzeddîn, Konya'da Mevlânâ hazretlerinin sohbetleri ile olgunlaştı. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. Kendisini Mevlânâ hazretleri çok sevdiği için dergâhtan hiç çıkmak istemediğinden, ona dergâhın aşçılığı verildi. Böylece devâmlı hocasının sohbetlerinde bulunmaya ve ondan istifâdeye çalıştı.

Yûsuf bin İzzeddîn bir gün yemek pişireceği esnâda dergâhta hiç odun kalmadığını gördü. Yemek vakti de yaklaşmış olup, odun tedârik etmek çok zaman alacaktı. Mahcup bir hâlde Mevlânâ hazretlerinin huzûruna vardı ve; "Efendim mutfakta hiç odun kalmamış ne yapayım?" diye sordu. Mevlânâ'nın latife yollu; "Kazanın altına ayaklarını sokarak kazanı kaynat!" demesi üzerine, Yûsuf Efendi derhâl mutfağa girdi ve söyleneni aynen yaptı. Ayak parmaklarından çıkan ateşle aşı pişirdi. Ancak Mevlânâ hazretleri bunu duyunca kerâmetin açıklanmasını uygun bulmayarak; "Hay Ateşbâz hay!" dedi. Böylece Yûsuf bin İzzeddîn bu olaydan sonra ateşle oynayan mânâsına gelen "Ateşbâz" ünvânıyla anılmaya başladı.

Ateşbâz Velî hazretleri, Mevlânâ hazretlerinin vefâtından sonra dâimî olarak onun sözlerini söyleyerek kalbinin ve rûhunun sükûn ve huzûr bulmasını sağlardı. Sık sık "Eğer o sözler dilimde olmazsa, ben onun ayrılığına bir dakika dayanamaz ve sıkıntıdan, nefessiz kalmaktan ölürdüm." derdi.

O, Mevlânâ hazretlerinin şu mânâdaki şiirlerini dilinden düşürmezdi.
"Halkı tenvir eden, yol gösteren âlimlerin namazı, beş vakitti. Fakat âşıklar devâmlı namaz içindedir."

"Namaz kılarken tâzimsiz ve tertipsiz, kuş gibi başını koyup kaldırma. Yâni, onu yarım yamalak bir erkânla kılma. Namazın mîrâc-ı mümin olduğunu hatırla ve kıldığın namazda bu sırrı bulmaya çalış."

"Tövbe bineği ne acâib binektir. Bir lâhzada sâhibini zeminden semâlara eriştirir."

"Hangi kimsede tefekkür varsa, o kimse için her şeyde ibret vardır."
Yüz yaşına yakın uzun bir ömür süren Ateşbâz Velî hazretleri 1285 (H.684) yılında vefât etti. Türbesi Konya'da Meram'a giden eski yoldan biraz içeride Âşıklar Semtindedir.

Ateşbâz Velî hazretlerinin vefâtından sonra Mevlevîhânelerdeki özel ocağa "Ateşbâz Velî Ocağı" dendi. Yine Mevlevî Dergâhlarında meydân-ı şerîfte serili beyaz postun adı Ateşbâz postudur. Bu makâma teslimiyet, mevlevîliğe ikrâr vermek, çileye soyunmak denir. Mevlevîlikte onun makam ve mevkiine dâimâ büyük saygı gösterilmiştir.



KAYNAKLAR
1) Konya Velîleri; s.115-120
2) Diyânet İslâm Ansiklopedisi; c.4, s.57-58
3) Konya Târihi (Konyalı); s.587


Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148