Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Feminist yaklaşım, kadının psikolojik ihtiyacını göz önüne almayarak onun duygusal ihmaline zemin hazırlamıştır. Kadının psikolojik doğasında, korunma, sevilme ihtiyacı vardır. Aynı zamanda etrafında kendisini seven, kendisini ait hissedebileceği, kendisini koruyabilen, güçlü bir erkeğin varlığına da gereksinim duyar. Batı, ne yazık ki kadını erkek gibi olmaya iterken, kadının cinsel kimliğine zarar verdiğini fark edemedi. Kadının özgürleşmesi istendi. İdeal kadın tipinde yüksek idealler taşıyan hem çok başarılı bir iş kadını hem de entelektüel düzeyi yüksek biri olması hedeflendi. Bu gaye gerçekleşirken kadının duygusal ihtiyaçları ikinci plana itildi. Kadın özgürleşirken mutluluğu yakalayamadı. Çünkü toplumdaki sosyolojik gelişim içinde, psikolojik değişim sosyolojik değişime uyum sağlayamadı. Kadının da erkeğin de ruh dünyası, bu hızlı gelişen sosyolojik değişime uyum gösteremediğinden çelişki yaşandı ve bir ara form meydana geldi. Oysa insanın psikolojik doğası, kadının kadın, erkeğin erkek kimliğine uygun bir şekilde yaşaması gerektiğini söyler. İhtiyaç varsa tabii ki kadın çalışır; ama annelik rolü zayıflatılmamalıydı.
|
Hocam ben kısmen katilsam da bazı nuanslar var. Artık devrin erkekleri diyelim (genel olarak konuşuyorum şahsa değil) kadından bir erkek rolü istiyor. Bana bağlı kalmasın, kendi işini kendi görsün, bazı konuları -disari işleri - benim dağılım bilgim olmadan halletsin, benim de yüküm hafiflesin mantigindalar. Çünkü erkek çalışıyor, akşam da eve geldiğinde sabah calistigi için yorulup TV başında pinekliyor, önüne hizmet bekliyor.
Kadında ise eğer ev hanimiysa bir erkeğin gözünden tabiri caizse yan gelip yatıyor. Evde sonuçta ne iş yapıyor ki? Oysa kadın sabahtan akşam yatana kadar bir mesai de çalışıyor ama kimse farkında değil. Kadın çalışıyor ise olay bambaşka. Hem sabah erken kalkıp işte çalışıyor, eve gelip "kadınlık" gereği ev işleri yapıyor, "analık" gereği çocuklar ile ilgileniyor. Bu arada erkek yorulduğu için TV başında, anası baksın, kadını bulaşık yemek halletsin oluyor. En ufak bir sesi çıksa, oo eve para getiriyorsun diye kibirlilikle suclamalar oluşuyor.
Demek istediğim bu duruma biz kendi kendimizi getiriyoruz. Batinin yaydığı feminizim değil; anne ve kaynanalarin kendilerince kiyamadiklari oğulları, kendi konfor alanına oldukça düşkün bencilce yaşayan erkeklerimiz bu sosyolojik sorunlara sebep oluyor.