1935 yılında Yahudi nüfus 400 000’e, 1942’de 550 000’e ulaştı. En büyük Yahudi şehri Tel-Aviv’in yanında kurucusu zenginlerin adlarını taşıyan şehirler teşekkül etti. Bölgedeki yarım milyonu aşan Yahudi nüfusunun maddî refahı temin edildikten sonra gayrı resmî olarak ordu teşkili faaliyetine girişildi. Daha sonra Genelkurmay Başkanı olarak Arap kuvvetlerine karşı savaşı idare eden Moşe Dayan’ın birkaç yıl önce yayınlanan hatıralarında bu ordunun kuruluşu sırasındaki maceralar anlatılmaktadır.1947 yılına kadar milliyetçi Arap gurupları ile çıkan mevzii çatışmalar ile İngiltere Hükümeti’nden muhtariyet temin gayretleri devam etmiş, Siyonist Teşkilâtı o yıl meseleyi Newyork’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na aksettirmiştir Genel Kurulda cereyan eden müzakerelerden sonra yapılan oylamada üyelerin 2/3 çoğunluğu Filistin’in Yahudi yurdu olduğu hususunda karar verince derhal bir hükümet kurulmuş ve akabinde de meşhur “Filistin Savaşı” başlamıştır. Üzerinde pek çok söz söylenilen ve dedikodu edilen Filistin Savaşı çok enteresan safhalar geçirmiştir. Irak, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Mısır ordularının hep birden ve üstün kuvvetlerle taarruza geçtikleri bölgede bir türlü kat’î netice alınamamıştır. 1948 yılı baharında Arap orduları Tel-Aviv civarında birbirlerine kavuşup sonuca ulaşacakları sırada, kuvvetlerin hiç sebep yokken hep birden ricata başlamalarını bazı çevreler o zamanki Mısır Kralı Faruk, Irak Kral Naibi Abdülillah ve Ürdün Kralı Abdullah’ın Siyonist Teşkilât tarafından “satın alınmış olmalarına” bağlamışlardır. Karşılık miktarı yazılmadan imzalanarak gönderilen çekler üzerine adı geçen hükümdarlar tarafından rica’t emri verildiği söylenir. Fakat henüz çok yakında cereyan etmiş olayların içyüzü tabiidir ki pek çok yıllar sonra ortaya çıkacaktır. Nitekim Dr. Theodor Herzl öldükten sonra hatıraları kısmen yayınlanmış, Birinci Dünya Savaşı sonunda dahi tamamı dünya efkârı umumiyesine sunulmamıştı. Hatıralarda adı geçen kimselerin hayatta bulunmaları milletlerarası münasebetlerde skandal yaratacak hususların olması bunun sebebi idi. Filistin’de Araplar’la Yahudiler arasında cereyan eden olayların da tam aydınlığa kavuşması ancak yıllar sonra mümkün olacaktır. ( Siyonizm ve Türkiye Doç. Dr. Yaşar Kutluay PINAR YAYINLARI) Not: Bu eser yazarın hayatına mal olmuştur.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|