Havas ilminin içinde olan bir kişi bu ilmi araç değil amaç edinirse bu kişiye çok da bir katkı sağlamaz. Çünkü Allah'ın ve Resulünün a.s tam olarak istediği bu değildir. Bizlerin yaratılış amacı Allah'ı bilmektir. Allah Teâlâ hazretleri çok çeşitli yollardan kuluna kendisini tanıtır. Düştüğünde, kalktığında, yürüdüğünde, talebinde, arzusunda vs. lakin bunların hepsi bir basamaktır. Kişinin nasibinde var ise bu ilim Allah Teâlâ bu usul ile kişiyi kendine yaklaştırır yani birer araç olarak kullanır. İlim bir araç ise ilmin içine aldıkları da bir araçtır. Asıl maksudumuz Allah'ı bilmek ona kulluk etmek, vuslata ermektir. Kulluğun en kâmil olanı Allah'ı bilince gerçekleşir. Allah'ı en kamil bilen kişi Resulullah efendimiz olduğu için en kâmil kullukta ona aittir. Kimisi ilmi amaç edinir, kimisi ilmin içindekileri amaç edinir. İlmin içindekileri amaç edinen kişiler cinler aleminde takılı kaldılar. İlmi amaç edinenlerde aşıkların yükseldiği mevkilere makamlara yükselemediler. Allah'ı amaç edinen ise çoğu perdeyi geçti. Allah'a hadim olana kimler hadim olmaz ki? Denilene göre bir insan kâmil olduğu vakit emrine koca bir ordu verilir. Çünkü onun nuru tüm alemlere yayıldığı için çoğu mahlukat onunla feyzlenmek ister. Yani diyeceğim o ki bu ilmi amaç değil araç olarak görün. Ve bu dünyada herkesin yaratılma amacı da farklı olabilir. Kimisi sevmek için yaratılmıştır, kimine sevme duygusu dahi verilmemiştir. Herkes bilse de bilmese de yaratılış gayesine hizmet eder. Ama bildikten sonra mümin olur. Kendi gayeni bul, vaktini sana layık olmayan işlerden çevir. Ümmi olan birisinin kitap okumaya çalışması gibi bir şey olur. Bin kere de baksa kendi iradesi ile onu okuyamaz. Onun yolu daha bir farklı yerden açılır.
__________________
Bismişah'tır cümlemizin penahı,
Medet senden medet Şahlar Şahı,
Hoş nazarla gör bunda yüzü mahı,
Erenler bu meydan er meydanıdır.
|