Sadece tek bir bilince sahibiz; ama zihin, birbirinden farklı iki ayrı hususiyete sahiptir. Aynı anda çalışan farklı prensipleri insanlığın her döneminde var olmuş ve hakkında pek az şey bilinen iki bilinç: Objektif ve sübjektif bilinç. Daha başka tanımlarla ‘bilinç ve bilinçaltı’, uyanık ve uyuyan zihin, yüzeydeki ben ve derindeki ben, istemli zihin ve istemsiz zihin, Yunus Emre’nin içindeki ve dışındaki ‘ben’i...Zihninizin bu iki fonksiyonunu tanımlamak için kendi evinizin bir bahçesinde çalıştığınızı düşünelim. Toprağı verimli olması için hazırlıyor ve yetiştirmek istediğiniz sebzelerin tohumlarını ekiyorsunuz. Maydanoz ekerseniz bir süre sonra maydanozunuz oluyor; ancak ne ektiğinizi umursamaz veya hatırlamazsanız, şaşırıyorsunuz. Bilinç ve bilinçaltının karşılıklı etkileşimi hakkında edineceğiniz bilgi, tüm hayatınızı yeniden biçimlendirebilmenizi sağlayacaktır. Bugün keyifsiz, isteksiz ve mutsuz olduğunuzu düşünmeye başlarsanız; duygularınız düşüncelerinizle iş birliği yaparak sizi o gün yasabileceğiniz tatsızlıklar zincirine götürecek ve bu öngörünüzü gerçekleştirme çabasının sonuçlarını gün boyu yaşayacaksınız. Dış şartları değiştirebilmek için sebebi değiştirmekle işe başlamalıyız. Uyumsuzluğu, karışıklığı, eksikliği ve kısıtlamaları ortadan kaldırmak için görüşünüzü ve o görüşü uygulamaya koyan zihninizin hedefini değiştirmek gerekir. Zamanında değiştirilmeyen negatif düşünceler bir süre sonra gerçeklerimizmiş gibi alışkanlıklarımız arasına karışır ve kuvvetlenen bu zinciri kırmak daha da zorlaşır. Sabah bindiğiniz otobüsü çok sık kaçırıyorsanız; bunun nedeni trafik ve evdeki telaş olarak görülebilir. Her işi son âna bırakarak zaman kazanacağımız gibi bir düşünceyi bilinçaltının kabulüne sunduğumuzda işi son ana bırakmak bir ilke, otobüsü kaçırmanın da bunun doğal neticesini olabilecek bir risk olduğu söylenebilir. “Su, bulunduğu kabın şeklini alır.” Bu, her yerde su için geçerli olan evrensel bir ilkedir. Bilinçaltınız da ilkelidir ve inanç yasalarına göre işler. Zihninizin yasası, inanç yasasıdır. Zihninizin inandığı şey zihninizdeki düşüncedir. Bu kadar basit. Ne fazla ne eksik. Tüm tecrübelerimiz, olaylar, şartlar ve eylemler bilinçaltımızın düşüncelerimize verdiği tepkilerdir. Şuna dikkat edelim. Sonucu ortaya çıkaran güç, inandığınız şey değil, zihnimizin tâ kendisidir.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|