Alıntı:
Garip1isi Nickli Üyeden Alıntı
Cezallahü anna Muhammeden ma hüve ehlühü. Zikrini 1 defa okuduğumuzda 70 bin meleğin sevap yazdığı söyleniyor doğru mu ?
.
.
.
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): " Kim bu salavati bir defa okursa yetmis bin yazici melek bin sabah sevabini yazmaktan yorulur-lar." buyurdu.
|
Bu hadis zayıftır. Hadis alimleri, uzun mütalaalar ve yoğun çabalar sarf ederek çeşitli konularla ilgili hadisleri taramışlardır. Bu araştırmalar sonunda vardıkları genel kanaatları, gerek müstakil çalışmalarında ve gerekse eserlerine serpiştirdikleri açıklamalarla beyan etmişlerdir. Bu açıklamalarda geçen, herhangi bir konudaki hadislerin tamamının sahih olmadığı veya mevzu olduğu yönündeki (“Bu konuda sahih hadis yoktur.”, “Bu konudaki hadislerin tamamı asılsızdır.”, “Bu konudaki hadisler asılsızdır.”, “Şu ve şu rivayetlerin dışındakilere itibar edilmez.” vb.) değerlendirmeler, hadis araştırmacılarına gerek mevzu ve gerekse sahih olmayan hadislerin bütünüyle ilgili genel bir bakış açısı sağlamıştır. Bu tespitler halk için hayırlı neticeler getirmiştir. Zira halk arasında yayılmış birtakım hadisler hakkında “bu konudaki hadislerin tamamı asılsızdır” şeklinde genel bir değerlendirme, her bir rivayetin mevzuluğunu tek tek anlatmaya göre daha kestirme, emniyetli ve zihinlerde yer edici olmaktaydı. Bu şekildeki genellemelerin tarihi oldukça eskilere uzanmaktadır. Örneğin Yahya b. Main bulunduğu dönemde genelleme yaparak üç konuda Hz. Peygamber’den gelen sahih rivayet bulunmadığını, “Her sarhoşluk veren içkidir” rivayetinin bunlardan biri olduğunu söylediği aktarılmıştır.(Serahsî, Mebsût, XXIV/29.) Keza Ahmed b. Hanbel de megâzî, melâhim ve Tefsîr kitaplarındaki rivayetlerin aslının olmadığını söylemiştir.( Hatîb, Câmi’, II/231) Abdulazîz ed-Dihlevî’ye geldiğimizde ise çerçeve biraz daha genişlemiştir. O, mevzu hadislerin genel olarak toplandığı konuları şöyle sıralar: Menakıb, (şahısları, milletleri) yeren rivayetler, tefsir, sebeb-i nüzulü beyan, tarih, İsrailoğullarının halleri, önceki peygamberlerin kıssaları, şehirler, yiyecekler, içecekler, hayvanlar, tıb, rukye, büyü, dualar, nafilelerin sevapları.( ed-Dihlevî, Abdulazîz, el-Ucâletu’n-Nâfia, s. 30-1)Hadisçilerin, metinler arasında mekik dokumaları, ulaşabildikleri bütün hadis külliyatını taramaları ve rivayetleri birbirleriyle karşılaştırmaları sonunda bazı konulardaki hadisleri genel değerlendirmeye tabi tutarak sahih olmadıklarını belirtmeleri onların bitmez tükenmez emeklerini göstermesi açısından takdire şayan gayretlerdir. Ayrıca bu şekilde genel hüküm verenler, reddettiklerinin Hz. Peygamber’in sözü olabileceğini her zaman bilmekteydiler. Bu da onların imanlarıyla mütenasip bir gayret sonunda kesin bir karara vardıklarını gösteren en güzel metin tenkidi örnekleridir. Bununla beraber, onların çeşitli konulara dair hadisler hakkında gerek ittifak ve gerekse ihtilaf ettikleri hükümler nihai neticeler değildir. Onlar yolu açmışlardır.