Gesi Bağları Türküsünün Hikayesi
Kayseri'nin Gesi köyünde yaşayan bir genç kızın masum hikayesi, Gesi Bağları türküsünün hüzünlü melodisinde yankılanıyor. Evlilik çağına gelen bu genç kız, uzak bir köyden gelen taliplerle evlenir. Sevdiği adamla evlenmenin mutluluğu yaşarken, annesinden ve köyünden uzakta yaşamanın hüznü de yüreğini burkuyor.
Uzak diyarda, yeni ailesine uyum sağlamakta zorlanıyor. Eşinden ve ailesinden gördüğü eziyetler, yüreğindeki özlemi daha da körüklüyor. Dünyaya gelen çocuğu bile, annesinin yokluğunun acısını dindiremiyor.
Aylardır annesinden haber alamayan gelin, umutsuzluk içinde kıvranıyor. Köyden dışarı çıkamıyor, sadece annesinden gelecek bir haber için bekliyor. Fakat bir gün, köyünden gelen haber tüm umutlarını yıkıyor: Annesi vefat etmiştir.
Bu acı haber, gelini derinden sarsıyor. Manevi olarak çöken gelin, Gesi köyünün uzanan bağları arasında dolaşırken, yüreğindeki acıyı Gesi Bağları türküsünün ezgilerinde dile getiriyor. Annesine kavuşamamanın hüznü, türkünün her notasında yankılanıyor.
Gesi Bağları türküsü, sadece bir türkü değil, bir gelinin yüreğindeki acının, özlemin ve çaresizliğin sesi. Bu türkü, uzak diyarlarda yaşayan ve ailelerinden ayrı düşen tüm gelinlerin ortak hikayesi.
Türkü Sözleri
Gesi bağlarında dolanıyorum
Yitirdim yarimi, aman aranıyorum
Yitirdim yarimi, aman aranıyorum
Bir çift selamına güveniyorum
Gel, otur yanıma, hallarımı söyleyim
Halımdan bilmiyor, ben o yari neyleyim?
Gesi bağlarında üç top gülüm var
Hey Allahtan korkmaz, sana, bana ölüm var
Hey Allahtan korkmaz, sana, bana ölüm var
Ölüm varsa bu Dünya’da zulüm var
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın, anam yansın derdime
|