Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Hz. İsa’nın nüzulüyle ilgili hadisleri otuzdan fazla sahabe nakletmiştir. Bunlar içinde zayıf ve mevzu hadisler de vardır. Ancak sahih olanlar oldukça fazladır. Klasik ulemanın deyimiyle manevi mütevâtir derecesine ulaşmıştır. Burada mütevâtir olan sadece Hz. İsa’nın nüzulüne dair bilgidir. Bu hadisleri ret için ileri sürülen ‘’Kur’an’a aykırılık, İsrailiyat olma…’’ gibi gerekçeler tatmin edici olmaktan uzaktır. Aklen hadislere yönelik ‘’Hz. İsa Allah’ın sağında nasıl olur ne yer ne içer nübüvvet sona ermedi mi?’’ gibi tenkitler de meseleyi reddetmek için kafi değildir. Bir kere mesele gaybi bir meseledir. Aklın alanına pek girmez. Bununla birlikte şunları da ifade etmek gerekir. Hz. İsa Allah’ın sağında solunda falan değildir. O Allah katındadır, o kadar Hz. İsa bedeniyle Allah katına alınmıştır ama bu bedende olmasa gerek. Zira insan boyut değiştirmekte beden de o boyuta uygun özellikler taşır hale gelmektedir. Hz. İsa yeni bir peygamber olarak gelmeyecektir. Hz. Peygamber’in şeriatına bağlı olarak özellikle ehl-i kitaba yönelik tebliğ yapacaktır. Bu noktada akla başka sorular da gelmektedir. niye Hz. İsa’da Hz. Peygamber değil? Bu gibi konular Allah’ın takdirindedir.
|
İşte hocam bu ikisi arasındaki ince çizgiyi bulmak önemli ya mehdi var gelecek ama onun hadisi üzerinden kendini mehdi ilan edenler ortalığı karıştırıyor,ortadoğuda mehdicilik oynuyor,yada mehdi diye bir şey hadislere sonradan eklendi,müslüman ülkeleri ele geçirmek için kullanıldı,aynı osmanlıyı yıkmak için uydurulan arap bağımsızlığı gibi uyduruldu.Ortadoğu çok verimli yeraltı zenginliklerine sahip topraklar olduğu için düşmanı çok oluyor,ele geçirmek içinde hikaye uyduran huruficiler çok oluyor maalesef.