Tekil Mesaj gösterimi
  #9  
Alt 25.04.16, 17:41
Sin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
💎Sin Sin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
💫 Güvenilir 💫
 
Üyelik tarihi: 19.08.14
Bulunduğu yer: Irak
Mesajlar: 2,205
Forum Puanı: 7998
Etiketlendiği Mesaj: 1559 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

MUHAMMEDÎ ESRARIN KARANLIK DEHLİZLERİ
“Carl Vett anlatımıyla”


1932 senesinde, Varşova’da yapılan, Beynelmilel Psişik Araştırmalar Kongresi’ne katılanlar arasında, çalışmalarını, bir çok hurafelerin karışması sebebiyle, doğunun sırlarına ve izahına hasretmiş, bazen de psişik araştırma konularına dalmış, genç bir Arap olan Şeyh Abdülvahhabda vardı. Onun tebliğini, bol inziva tecrübelerime ve batılı normal profesyonel sırların, Doğuda son yıllarda yayılmakta olan etkisi sebebiyle, İslâm mistisizminin bir yönüne aydınlık getirdiği için özetleyeceğim.

Benim dervişler arasındaki tecrübelerim tamâmen kaba bir karşılaştırmaya dayanmaktadır. Bu, sadece boş saçma hurafeler anlatmamakta, aynı zamanda geçmişe bağlı, şimdiki yakın doğunun düşünme usullerini ve geleneklerini anlamayı ihtivâ etmektedir.

Şeyh Abdulvehhab, bağlı olduğu tasavvulî ekolün elbisesini giymiş olarak kürsüye geldi. Tebliğini sunmadan önce, dinleyicilerle temas sağlamak ve düşüncelerini toparlamak için, bir kaç dakika sessizlik ricasında bulundu. Sonra, Türk ve Araplarda medyumistik güçler konusunda yaygın inanç ve hurafeleri özet olarak anlatmaya başladı.

Bu kişiler, iki dünyanın var olduğuna inanırlar. Sıkı ilişkilerimizin bulunduğu görünen dünya ve cinlerin bulunduğu görünmeyen dünya. Onlar her insanın 127 cin tarafından çepeçevre kuşatıldığına inanırlar. İşi iyi gitmezse, kız kardeşleri evde kalırsa, hastalanırsa, yahut soyulursa, kısaca, başına ne kötülük gelirse, sebebi cinlerdir. Onlara engel olmanın bir kaç yolu var. En iyisi, Faust’un şeytan’ı gibi görünmeyen dünyada hizmet eden bir “hüddam” elde etmektir. Böyle bir hizmetçiyi elde etmek için, çok güç egzersizler yapmak gerekir. Biri, kendini kırk gün bir yere hapseder. Bu süre içinde günlük 450 gram ekmek, bir kaç incir ve sadece bir saatlik uyku ile yetinir. Vakti, meditasyon (tefekkür) ve ruhî egzersizler yapmakla geçirmek lazımdır. O kişi, dikkatini, sırrı önemi olan Aramî ve Süryanî mantramlar üzerinde sabitleştirir. Bu egzersiz eskiden gelen bilgilere göre, söz konusu maksad için hazırlanmış özel bir hücrede uygulanmalıdır. Bunu yapan kişinin, insan veya hayvan, her canlıdan kaçınması, kimse tarafından da rahatsız edilmemesi gerekir. Bu tecrübeyi yaşayan dostlarımdan biri bana, bu kırk günün sonunda, altın parçalarıyla kaplı, iki küçük siyah şekil gördüğünü söyledi. Fakat, her nasılsa dostum, bu deneme sırasında yaptığı bir yanlışlık yüzünden hediyelerini alamamış, onları geri göndermek zorunda kalmıştı.

Ölümünün artık yaklaştığını hisseden yaşlı bir Arap, yıllarca kullandığı hüddamı, oğluna havale edip, onun emrine verdi. Oğlunun ilk işi, hüddamdan para istemek oldu. Hüddam “baban şimdiye kadar benden, bu tür bir hizmet istememişti,” dedi. Az değerde biraz para verdikten sonra gözden kaybolan hüddam, bir daha da geri gelmedi.

Hüddam üzerinde güç sağlayan bu denemeler, çok tehlikelidir. Bu işe teşebbüs edenlerin çoğu, ya hastalanmakta, ya da aklını kaybetmektedir. Çünkü bunun için, insan üstü bir güce ihtiyaç vardır.

Khat (hat), batıkların ‘apports’ diye bildikleri Arapça bir kelimedir. Herkesten uzak, dağlarda yalnız başına yaşıyan yogi büyükleri, sufiler gibi, her nerede olursa olsun, khat vasıtasıla, arzu ettikleri her hangi bir şeyi kendilerine getirebilirler.

Çalışarak elde edilen bu özellik, bir çeşit telepati yoluyla, görünmeyen dünyanın bilgisine ulaştırır. Asırlar boyu, Araplarca büyük itibar görmüş, en önemli ilim, bir çeşit yıldız bilgisi olan, gressin ilmidir. Eski Arap elyazmalarında, hüdddamları elde etme veya öteki dünyadaki benzeri güçlerle işbirliği sağlama metodlarıyla ilgili bölümler bulabilirsiniz. Orada, sezgi gücü ile, karşısındaki kişinin cebindeki para miktarının ne olduğunu bilen, geçmişin ve geleceğin olaylarını birleşmiş görebilecek derecede geliştirmiş üyeleri bulunan, sırrı bir sufi ekolün varlığı görülür. Bu ekolün üyeleri, yeteneklerinden memnundurlar. Fakat, kendi dışındakilerin gözünde, büyük önem taşımazlar. Çünkü bu dervişlerin gücüne inanmak, yabancılar için hemen hemen imkansızdır.

8 yaşından 14 yaşına kadar olan çocuklarda, telepati yoluyla kapasiteyi artıran moendel denen bir metod vardır. Çocuklar yıkanılır, temizce giydirilir ve buhurla kokulandırılmış bir odaya bırakılır. Bu maksatla seçilen çocuklar iffetli, ufak boylu ve iyi huylu olmalıdır. Bu tecrübeyi yaşamış bir Ermeni kızı, kendine görünüp evini ve kendine ait kaybolmuş altınların yerini vs.yi dosdoğru haber veren bir kadının söylediklerini, ana babasına aktarmıştı. Beraberce tarifi yapılan yere gittiler, kaybolmuş altınları, gerçekten tam yerinde buldular. 12 yaşındaki medyumların, Avrupa’da St. Anthony’e tahsis edilmiş çalışmaları meşhurdur. Kaybolmuş, gömülü eşya veya paraya ait başarılı spekülasyonlar, ve benzeri diğer çoğu olaylar, bu durumu yaşayan kişilerce rapor edilmiştir.

Bir defasında genç bir bayan, doktorunun teşhis koyamadığı bir rahatsızlığından şikayetle konferansı veren zata gelmiş. Konferansı veren, 13 yaşlarında bir kız çocuğu çağırmış, birkaç dakikalık refleksiyon (in’ikâs, yansıma) sonunda kız çocuğu, bir oda, içinde bir sanda İye, üzerinde bir ceket, ceketin astarında da küçük bir paket gördüğünü, kötü niyetli biri tarafından oraya konulduğu için, rahatsızlığın muhtemelen bundan kaynaklanabileceğini söylemiş. Bunun üzerine, bitişik odadaki ceket hemen alınıp astardaki büyülü paket (muska) sökülüp çıkartılmış ve genç bayan da sıhhatine kavuşmuş.

Tasarruf, bir kimsenin iffetli yaşayış ve temiz kalple kişiliğini olgunlaştırarak kazanabileceği bir güçtür. Olgunluğun en yüksek derecesine ulaşanlar, meyveden başka bir şey yemedikleri için, muhtemelen tuvalete de fazla çıkmazlar. Tasarruf sahibi kişiler, hastayı iyileştirebilir, uzakta yaşayan kişilere etki edebilirler.

Konferansçı, bir gün, şu saatte misafir gelecek diye ümid beslemekteymiş. Misafir gözükmeyince, telepatik temas sağlamak için tasarrufunu kullanmış. Duyarlılığı yüksek, beklenen misafir İstanbul’un Asya yakasında ikamet etmekte ve o sırada çalışmakla meşgulmüş. Ansızın, derhal şu adrese git, diye çok güçlü bir ses duymuş. Ancak. emre hemen uyamamış. Geç kalması sebebiyle, özürler dileyerek randevusuna iki saat geç ulaşmış.

Sonunda konferansı veren zat, 1 Mart 1923 tarihinde İstanbul’da geçirdiği bir tecrübeyi anlattı. O gün öğleyin. Beyoğlu’na bir gazetenin yazı işleri müdürünü görmeye gitmişti. Büroya girerken kapıda, önceden tanıştığı, Cologne’da yaşayan bir İngiliz bayanla karşılaştı. Onu selâmladı, bazı sorular sordu, fakat hiç cevap alamadı. Büroda işini bitiren konferansçı caddeye çıkınca, o kadını tekrar gördü. Kadın tam bir sessizlik içerisinde ona yaklaştı, yaklaştı, derken ansızın gözden kayboluverdi. Olayın nasıl olduğunu açıklamaktan bir anda aciz kalmıştı. Ancak bu görünen hayal ve Cologne’lı İngiliz bayanın tek ve tıpkısı olduğundan emindi. Bu olaydan rahatsız olan konferansçı, neler olduğunu öğrenmek üzere tekrar gazete bürosuna girdi. Oradakiler de, az önce arkasından seslenen bir bayanın kendisini takip etmek üzere bürodan çıktığını söyleyebildi. O zaman konferansçı, apaçık gündüzün ortasında, büyük ihtimalle bir “çift yansıma veya maddîleşme” olayıyla karşılaştığını anladı.

Yukarıdaki misallerden ortaya çıktığı üzere, Doğu, Batı’nın metafizik dediği olayla yakından tanışıklık halindeydi. Şeyh Abdülvahhab, Doğu’nun bu tür olayları üzerine yapılacak yoğun bir çalışmanın, psikoloji bilimlerine büyük faydalar sağlıyacağı inancında olduğunu belirtti. Tek faktöre dayanmaksızın, yapılacak münasip yorum ve değerlendirmeler şimdiye kadar meçhullüğünü koruyan bu olaylara, yeterince aydınlık getirebilir.

Konuşmasının sonunda konuşmacı, ilgilerinden dolayı dinleyicilere teşekkürlerini sunarak, ülkesine döndüğünde, Avrupa’dakilerin çılgın olmayıp, bu gibi konularla farklı şekilde uğraşanların bulunduğuna kuvvetle inandığını söyledi.

“Güneş bizim ülkelerimize doğduğu halde, Batı’da siz daha aydınsınız. Görülen olay perdesinin ardında, insanlığın saadetine katkıda bulunabilecek büyük güçler saklı. İnsanlığın saadetine dikkatini vermiş herkes, metafizikle uğraşmayı kendine görev bilmelidir!..”

İşte bu hünerli ve parlak zekalı genç, Doğu sırrîliği üzerine olan çalışmalarımda bana yardım etmeye söz verdi. Tabiî olarak o, dindardı, ama kendini Avrupa’da medyumlar, gaybtan haber verenler, astrologlar ve Batı mistisizminin diğer yan ürünlerini incelemeğe hasretmişti. Öyle ki, İstanbul’da İslâm’da iyi görülmeyen büyücülüğe dayalı bir büro açmış, adını da “Psişik Müzakereler ve Esrarlı Tecrübeler Bürosu” koymuştu.

Amerikan reklam usûlleriyle iyi kârlar elde etti. İstanbul Telefon İdaresi Müdürlüğündeki ilanlarından biri şu şekildeydi:

Profesör Şeyh Abdulvahhab’ın Ruhiyat Bürosu

Şark stili döşenmiş, sırrı konulan ihtiva eden kitaplardan teşekkül etmiş kütüphanesiyle bu büro, İstanbul’da çok mühim bir yer işgal eder. Astrolojik, chiromanik, chi- roskopik ve grafolojik seanslar: Yıldız falı, büyülü kristal küre ve medyumlarla müzakereler vs.

Böyle Şans Bulunmaz.

Hayatınızda her olay; şansızlık, hastalık, başarısızlık vesaire her şey bir sebebe dayanır ve büyük bir varlığın kanunlarına boyun eğer. Hayatınızda başarılı ve mutlu olmak için, bu kanunların mâhiyetini öğrenmek imkanı ayağınıza kadar gelmiştir.

Şu Anda ve Bundan Sonraki Hayatınızdaki Bütün Müşkiller İçin

İşinizde başarısızlık, isteksizlik, aklî ve hayalî rahatsızlıklar, irade za’fiyeti, hayattaki başarı eksikliği için; seyahatler, evlilik, kayıplar, kayıp kişiler için: tüm müşkilleriniz ve planlarınız için.

Meşhur Profesörle İstişare Ediniz!

O, size yardım edecek, başarısızlığınızın sebeplerini size açıklayacak. O, size mutluluğa giden dosdoğru İlmî, İlâhî yolu gösterecek.

Gayret Et ve Mutmain Ol!

Îlahî güç ve telkin vasıtasıyla, hatta uzaktan bile olsa, ruhî korku ve pis isteklerin tümünü tahrip eder. Hatta sağlığınızı etkileyen atmosferik cereyanları da siler.

Mutlak Akıl

O, bürosunda her yerde sizi başarılı, mutlu ve sağlıklı kılmak için düşünce eğitimi ve irade gelişimi sağlama konusunda psişik ve teozofik bilimleri öğretmektedir.

__________________
Bulamıyorum âlemdeki yerimi, âlem mi harâb? Ben mi virân?
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148