Sultan Vahdettin biliyordu ki Ayasofya elden giderse ta Orta Asya’dan gönüllerindeki mefkûre ile çıkan ecdadın Nizam-ı Âlem davası çökecekti. Ayasofya’nın kubbesi o davanın kubbesiydi ve bu emanet onun omuzlarındaydı, buna müsaade edemezdi. Ve etmedi de o zaman. Yoksa çoktan karar vermişlerdi Ayasofya’yı kiliseye çevirmeye. O işgal yıllarında Katolik Kilisesi ve Patrikhane, Ayasofya’yı kiliseye çevirmek için bir karar aldılar. Ve ciddiydiler bunu yapacaklardı. Ama karşılarında aynen Binbaşı Tevfik Bey gibi birileri daha vardı: Mim Mim Teşkilatı... Hani çok bilinen Teşkilat-ı Mahsusa var ya onun yerine kurulan bir teşkilat. Asıl adı Müsellah Müdafaa-i Millîye... Ama daha çok baş harflerini kullanarak kısaltıyorlar. Yani: Mim Mim...İşte bu teşkilat Ayasofya’yı kiliseye çevirme planından haberdar olunca bir bildiri yayınlıyor. Eğer Ayasofya Camii’ne haç takmaya teşebbüs edilirse bombalayacaklarını hatta kubbesine ve dört minaresine bombaların konduğunu söylüyorlar. Ve bunu yapacak güçleri de var. Onun için de çekiniyor işgalciler ve en azından o zaman için bu sevdalarını erteliyorlar.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|