
13.06.24, 14:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19.05.24
Bulunduğu yer: Kütahya
Mesajlar: 71
Forum Puanı: 805
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
|
|
Benim burada kastettiğim ömrümün uzamasını istediğim için değil kaderin değişmesi konusunda insan sadece ömrünün uzamasını istemez başka dua ve istekleri de vardır ben bunu kastettim. Ömrümün uzamasını istemem dediğiniz gibi bu ahir zamanda kim daha fazla yaşamak istesin ki
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı
Maturidi âlimlere göre ecelde değişiklik var gibi gösteren hadisler Allah Teâlâ’nın ezeli ilmiyle belirlemiş olduğu ecelde bir değişiklik yapmamaktadır. Fakat Allah Teâlâ, kişilerin bu amelleri yapacaklarına veya yapmayacaklarına göre ne kadar yaşayacaklarını bilmektedir. Hadislerde geçen ömrün uzamasını Ehl-i Sünnet âlimleri genelde yapılan amel-i Salihlerin, akraba ziyaretlerinin ve salih evlat sahibi olmanın sonucu olarak, kişinin vefatından sonra hayırla hatırlanması ve sadaka-i cariye kapsamında uzun yaşıyormuş gibi sevap kazanması manasına geldiğini ifade etmişlerdir. Onların ayrıca kişinin salih ameller, güzel ahlâk, akrabaları gözetmek ve çevresindekilerle iyi geçinmek gibi güzelliklerle dolu bir ömrün manen bereketli ve huzurlu olacağını belirterek, hadis rivayetlerini bu anlamda yorumladıklarını görmekteyiz. Maturidi kelamcılardan İbn Kemal’in ecel konusunda bazı farklı fikirlere sahip olduğunu görmekteyim. Ona göre, kişilerin ecellerinde ziyade ve noksan mümkündür. Çünkü o, dünya hayatında insanlar için iki ecelin olduğunu iddia etmektedir. O bu görüşlerini açıklamaya şöyle devam etmektedir: ”Biz deriz ki ecel: Mübrem ve Muallâk olmak üzere iki kısımdır. Mübrem eceller ayetlerde geçtiği üzere, artmaz ve eksilmez. Fakat muallâk ecel ise, aynen hadislerde olduğu gibi artar ve eksilir: Mesela, “Ömrü sadece yapılan iyilikler artırır. Kaderi de sadece dua geri çevirir. Şurası muhakkak ki, kişi işlediği günah sebebiyle rızkından mahrum edilir”. Hadiste geçen, “dua kaderi geri çevirir, ‚sadaka belayı önler, ömrü artırır” ifadeleri bu ikinci ecel içindir. Hz. Ömer’in Şam’dan taun sebebiyle dönmesi de muallâk ecelin ispatına yönelik açık bir delildir.” Görüldüğü gibi İbn Kemal’in, eceli iki ayırmakta olduğunu ve ecellerin artıp eksileceğini ileri sürerek Ehl-i Sünnet’in konuyla ilgili görüşlerinden farklı düşünmekte olduğunu görmekteyim. Sonuç olarak Ehl-i Sünnet Kelamcıların ecel terimi üzerindeki değerlendirmelerinde, düşünce birliği içerisinde olduklarını söyleyebilirim. Onlar, ecelin tek olduğunu insan için birden fazla ecelin olmadığını, maktülün kendi eceliyle öldüğünü, ecellerde her ne surette olursa olsun takdim ve tehirin olamadığını ve ecellerin ilm-i ezelîde takdir edildiğini dolayısıyla değişikliğin de mümkün olmayacağı kanaatini taşıdıkları görülmektedir.
|
Teşekkür ederim güzel açıklamalarınız için. Biz duamızı ediyoruz Rabbimin kabul etmesini istiyoruz inşallah dualarımız hakkımızda hayırlı değilse bile Rabbim hayırlıya çevirerek bize versin
|