Allah’ı zikretmek, sadece sübhanallah, lâilâhe illallah, elhamdülillâh, Allahu ekber gibi zikirleri söylemek değildir. Allah Teâlâ’ya herhangi bir şekilde itaat ve ibâdet eden O’nu zikretmiş olur. Tâbiîn muhaddis ve müfessirlerinden Saîd ibni Cübeyr -Allah ondan razı olsun- ve daha başka âlimler de böyle demiştir. Fıkıh ve hadis âlimi Atâ el-Horasani -Allah ona rahmet eylesin- şöyle demiştir: “Zikir meclisleri sadece zikir çekilen yerler değildir. Helâl ve haram, alım-satım, namaz, oruç, evlenme-boşanma ve haccetme gibi konuların konuşulduğu yerler de zikir meclisleridir.” Fıkıh ve hadis âlimi Atâ el-Horasani de şöyle demiştir: “Bir kimse beş vakit namazı gerektiği gibi kılarsa, ‘Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar’ âyet-i kerimesiyle anılanlardan olur.” Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse geceleyin karısını uyandırır da beraberce veya her biri kendi başına iki rekât namaz kılarlarsa, Allah’ı çok anan erkekler ve Allah’ı çok anan kadınlar arasına yazılırlar.” Bu, halk arasında yaygın bir hadis-i şeriftir. (İmam Nevevi el-ezkar cilt 1 )
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|