Kurtubi Ehl-i Sünnetin görüşünü şu şekilde dile getirmiştir: Allah onu (İblis’i) saptırmış ve onda küfrü yaratmıştır. Bu yüzden iğva (azdırma saptırma) fiili Allah’a nispet edilmiştir ki doğrusu da budur. Çünkü varlık aleminde Allah’ın mahluku olmayan ve onun iradesinden sudur etmeyen hiçbir şey yoktur. İmamiyye Kaderiye (Mutezile) ve diğer bazı mezhepler bu görüşe karşı çıktılar. Ne var ki onlar akıl hocaları İblis ’in kendilerine tezyin ettiği her konuda ona itaat ettikleri halde bu meselede itaatten çark ederek şöyle dediler. İblis yanlış yapmıştır. Her ne kadar ‘azdırma’ fiilini rabbine nispet etmiş olsa da ki Allah bundan münezzehtir. O bilerek isteyerek yanlışa sapmıştır. Mezkûr mezheplerin bu iddiasına şöyle cevap verilir: Tut ki İblis bilerek ve isteyerek hata yaptı. Peki mükerrem ve masum bir peygamber olan Nuh’un (a.s.) halkına söylemiş olduğu şu söz hakkında ne demeli: ‘’ "Eğer Allah sizi azdırmayı dilemişse, ben size öğüt vermek istesem de öğüdümün size yararı olmaz. O sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz." (Hud süresi 34.ayet.) (El Cami li Ahkamil Kuran 24 Cilt Ebi Abdullah El Kurtubi Cilt 7 sayfa 113.)
Araf suresi 16. Ayet ‘’: Bunun üzerine İblîs şunları söyledi: “Beni azdırmana karşılık, yemin olsun ki ben de kullarını saptırmak için senin doğru yolun üzerinde pusu kurup oturacağım.” Hicr suresi 39. Ayet ‘’ (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!’’ Karşımıza çıkan temel problemlerden biri ayetlerde geçen ‘’iğva’’ (azdırma, saptırma) fiilinin gerçekte kime ait olduğu meselesidir. İblis’in sözüne bakılırsa azdırma/saptırma fiilinin faili Allah’tır. Buna göre İblis’in azmama gibi bir şansı hiç olmamış denebilir. Sünni ve Bilhassa Eşari müfessirler ilgili ayetleri zahiri manasına hamlettiklerinden İblis’in Allah tarafından azdırıldığı fikrini teyit eden yorumlar üretmekte hiçbir sakınca görmemişlerdir. Mesela Fahreddin er- Razi İblisin ‘’(rabbim) beni azdırmana karşılık’’ sözünü tefsir ederken şunları söylemiştir: ‘’Bilmelisin ki biz bu ayette geçen iğva kelimesiyle ‘’saptırmak’’ anlamının kastedildiğini söylemekle mübalağa etmiş olmuyoruz. Çünkü bizim sözümüzün özü İblis’in hüccet mesabesindeki sözüne racidir. Biz İblis’i saptıranın Allah Teala olduğu hususunda birtakım akli delillerde sunabiliriz. Şöyle ki hareket eden varlığın bir muharriki sakin olan varlığın bir durdurucusu ve hidayete ermiş olanın bir hidayet edicisi bulunduğuna göre doğru yoldan varlığın da mutlaka bir saptırıcısının bulunması gerekir. İblis azıp saptığına göre onu saptıran birinin bulunması gerekir. Onu saptıran ya bizzat kendisi ya başka bir mahluk ya da Allah’tır. Birinci şık yanlıştır. Çünkü aklı başında bir varlık bile bile azgınlık ve sapkınlığı tercih etmez. İkinci seçenek de yanlıştır. Aksi halde teselsül ve/veya fasit döngü kaçınılmaz olur. Doğru seçenek üçüncüsüdür. (Yani İblis’i azdırıp saptıran Allah’tır.) Vallahu a’lem’’ (Fahreddin er-razi, Mefatihu’l-Gayb 14. Cilt sayfa 40)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|