Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 15.11.19, 13:43
Logos Logos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 03.12.18
Bulunduğu yer: Şimdilik Dünya
Mesajlar: 1,329
Forum Puanı: 3082
Etiketlendiği Mesaj: 148 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Nitekim kendileri de "madde- enerji dönüşümü"nü, su içersinde kolayca yapabilmektedirler. Beyinlerinin ve gözlerinin büyük olmasının da; bu dönüşümde önemli rolü olmalıdır. Bazı yiyecek kırıntılarını, bu yolla çoğaltarak; az çabayla kolayca besin elde etmeyi başardıklarına Peygamberimiz(s.a.v.) işaret etmiştir:

Cinlerin, Allah Resulü(s.a.v.)'e gelerek, azık istedikleri hadis kaynaklarında mevcuttur:
"Nusaybin cinlerinden bir heyet, benden azık istediler; sakın 'kemik'le ve 'tezek'le taharetlenmeyin. Çünkü onlar, cin kardeşlerinizin yiyecekleridir."
"Bunlar, cinlere ne fayda sağlayabilirler ki?" diye sorduklarında, şöyle buyurdu;
"Buldukları kemik üzerinde behemehal biraz et bulurlar; buldukları tezek içinde de mutlaka bir tat bulurlar."
Rudani, C. 1, H.no: 505, s. 182.

Hadisten anlaşıldığı kadar, kemiklerin üzerindeki et kırıntılarından hareketle; o kemikleri etli hale getirebiliyorlar. Tezeklerin de yaydığı kokudan yararlanabiliyorlar. Başka bir rivayette de tezeklerin içindeki arpa-ot kırıntılarını çoğalttıkları ifade edilmektedir. Cinlerin, hayvanlarının da olduğu hadislerde geçmektedir. Bu nedenle bazı hadislerde tezeklerin, cinlerin hayvanlarının yiyeceği olduğuna işaret edilmiştir.

Peygamberimiz'in birçok hadisinde; Müslüman cinlerin, Müslümanların yiyeceklerinden yararlandıkları; cin-şeytanların ise besmele çekilmeyen yemeklere ortak oldukları; her türlü "domuz eti, kan, leş, insan kanı ve temiz olmayan şeyleri yedikleri" ifade edilmiştir. Şurası kesindir ki; besmele çekilmeyen her işte; cin-şeytanların o işe ortak olma tehlikesi mevcuttur. Bu işler, ister yemek yemek, seyehat etmek, eve girmek veya uyumak için yatmak, isterse kişinin hanımıyla halveti olsun, "cin-şeytanlar"dan "Allah'a sığınmak" gerekmektedir. Elbette Allah'ın kölesi olan kimse, tüm işlerini, "Allah'a itaat ederek ve O'nun himayesinde" yapar. Bunu yapmayan kimse de adeta: "Ben Allah'ın himayesinde değilim, O'nun izniyle hareket etmiyorum" demiş olur ki; o zaman Allah'tan koruma bekleyemez ve böylece "şeytanın etkileri"ne açık olur.

"Cin toplumları"nın, insan toplumları gibi mesleki-sosyal farklılaşmış zümrelere sahip olduğu açıktır. Cinlerin de, bireysel yeteneklerine göre mesleki farklılık gösterdiği, Kur'an ayetlerinden açıkça anlaşılmaktadır. Süleyman Peygamber, emrine verilmiş cinleri mesleki yeteneklerine göre görevlendirmiştir:

"Süleyman'a, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay olan rüzgarı (verdik). Erimiş bakır kaynağını onun için akıttık. Ve cinlerden de Rabb'inin izniyle onun elinin altında çalışan (kimseler) vardı. Onlardan kim emrimizden sapacak olsa, ona ateş azabını tattırırız."
"(O cinler), ona(Süleyman'a) dilediği mihraplar, temsiller(heykeller), oyma tekneler ve sabit kazanlar yapıyorlardı. (Ey) Davut Ailesi, teşekkür edin. Kölelerimden teşekkür edenler azdır."

[SEBE(34)/12-13]

"Şeytanlardan kimisi, ona(Süleyman'a) dalgıçlık ve bundan başka işler yaparlar. Biz onları(şeytanları) gözetleyenleriz."

[ENBİYA(21)/82]

Dünya gezegenini insanlarla paylaşan cinlerin, yaşama alanları; genellikle insanların yaşamadığı tenha-terkedilmiş yerler, helak olmuş kavimlerin yurtları, su havzaları, ormanlar, dağlar, mağaralar, denizler ve adalar... Peygamber (s.a.v.)'den nakledilen bir hadisde cinlerin meskenleri; "Yer'in oyuk yerleri" olarak ifade edilir.(Rudani, C. 1, H.no: 444) Bir başka zayıf hadis kaynağında ise Peygamberimiz(s.a.v.)'in, Müslüman cinleri; köylere ve dağlara; Müşrik cinleri ise; dağlara, adalara ve denizlere yerleştirdiği zikredilmektedir.

Bugün "İblis'in tahtının su üzerinde olduğu" hadisi ışığında; Süleyman Peygamberle ilgili hadisler ve Kur'an'daki işaretlere baktığımızda rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: İblis ve cin-şeytanlar, "Pasifik Okyanusu'nda, Solomon adaları merkezli bölgeyi yurt ve üs" olarak seçmişlerdir. Nitekim, İblis'in adamlarının "Lemurya toplumu" diye anlattıkları "şeytan toplumu"nun yurdu burasıdır.

SONUÇ
Avustralya'da 16 yaşındaki Bilambil Heights, evinin arka bahçesinde 28 Kasım 2010'da çektiği görüntüyü ilk kez görmediğini, bunun dördüncü kez gerçekleştiğini söylüyor. Kendilerini uzaylı diye yutturmaya çalışan İblis'in cinleri, önümüzdeki günlerde daha çok görünecekler.

1) Sonuç olarak "cin ve insan toplumları" arasında, Allah'ın özgür köleleri olmaları, denenmeleri; Allah'a gerçek anlamda teslim olanlarla, olmayanların ayırımı; dünya hayatının sonunda mükafat ve ceza bakımından bir fark yoktur. Kim cin-şeytanları reddeder, Allah'tan layıkı veçhiyle korkar-sakınırsa; böyle olanlar, mahzun olmayanlar ve kurtuluşa erenlerdir.

2) Cinlerden Müslüman olanlar, insanlardan Müslüman olanları sever, kardeşleri bilirler ve onlara hiçbir zarar vermeden, mahremiyete saygı göstererek, onların yakınlarında yaşayabilirler ve onların ilimlerinden yararlanırlar. Aynı şekilde Müslüman insanlar, görmedikleri Müslüman cin kardeşlerini severler ve onlara hiçbir zarar vermek istemezler. Aralarında herhangi bir iletişim ve ilişki meşru değildir.

3) Ancak müşrik cinler, bu sınırları zorlarlar, besmele çekilmeyen yemeklerden yemeye çalışırlar. Mahremiyete saygı göstermezler. Bu nedenledir ki Müslüman insanlar, evlerine girerken-çıkarken, evlerinde yaşamlarını sürdürürken, besmelesiz bir iş yapmamalıdırlar. Müşrik cinler, cin-şeytanlar gibi insanlarla ilişki kurmaya çalışıp, bu ilişkiden bir takım yararlar sağlamak isteyebilirler. Bir Müslüman, bu ilişkilerin meşru olmadığını bilir ve cinlerle hiçbir ilişki kurmaz. Nitekim Sonsuz Yüce Allah şöyle buyuruyor:

"O gün (Allah) onların hepsini toplar: 'Ey cin topluluğu, siz insanlardan kendinizi çoğaltmak istediniz.' (Bunun üzerine) onların(cinlerin), insanlardan dostları olan kimse dedi ki: 'Rabb'imiz, bazımız, bazımızdan yararlanıp, bizim için takdir ettiğin süreye ulaştık.' (Allah) da der ki: 'Allah'ın dilediklerinin dışında, onların barınağı ateştir, orada kalıcıdırlar. Muhakak senin Rabb'in, Hakim'dir, Alim'dir.'"

[ENAM(6)/128]

4) Cinler ve insanlar "sadece Sonsuz Yüce olan Allah'a köle olsunlar" diye yaratılmıştır. Tarih boyunca müşrik cinler ve cin-şeytanlar, insanları aldatmaya çalışmışlardır. Bunda da maalesef başarılı olmuşlardır. Aldanan müşrik insanlar, cinlerle, Sonsuz Yüce Allah arasında "şirk olan birtakım ilişkiler" kurmuşlardır. Cinler'e birtakım güç ve yetkiler veren bu ilişkiler; batıldır, sapkınlıktır. Cinlerle, Allah arasında hiçbir bağ-akrabalık yoktur. Cinler, Allah'a rağmen kimseye zarar ya da yarar sağlayamazlar. Cinler, Allah'ın kızları değildir. Cinler, ne "melek"tir, ne de meleklerle bir akrabalığa sahiptirler, ne de "ruh"turlar. Bugün de müşrik cinlerin ve cin-şeytanların kendilerini; "melek", "filanın ruhu","kötü uzaylı-griler", "iyi uzaylı" vs. şeklinde yutturmaya çalışmaları, kibirli-ahmakların cehaletinden ve aldanmasından başka bir şey değildir. Cinlerle-insanlar arasında ilişki kuran hakkı örten kafirleri, Sonsuz Yüce Allah, şöyle uyarıyor:

"Hakkı örtenler, O'nunla(Allah'la), cinler arasında bir nesep(akrabalık) kıldılar. Muhakkak cinler, (mahşer günü) hazır olacaklarını bilmektedirler."

[SAFFAT(37)/158]

5) Cinlerin ve insanların kurtuluşu; alemlere rahmet olarak gönderilmiş Evrensel Peygamber Muhammed (s.a.v.)'in getirdiği Kur'an'dadır. İblis'in tüm hileleri, planları, insanlığın geçmişi-geleceği, Sonsuz Yüce Allah'ın azab kamçısının kimin üzerine ineceği, insanların-cinlerin nasıl "helak" olacağı, kimlerin yeryüzünün "halifeler"i olacağı, dünyanın kimin "yurd"u olacağı, "kafirlerin ve şeytanlar"ın akibetinin nice olacağı Kur'an'dadır. Kurtuluş Kur'an'a ve Kur'an'daki Hak Din; "Gerçek İslam"a iman edenlerindir. "Helak" ve "ebedi azab" ise elbette "İblis'in ve dostlarının"dır, bu böyle biline...


(Alıntı)

Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148