Solucan deliğinin tarifi: Sırat köprüsü
Sırat köprüsü, cehennemin üzerine kurulacak Dünya’daki köprüler gibi bir köprü olarak anlaşılmış hep; bizde çıplak ayakla jilet gibi köprünün üstünde cambazlık edecekmişiz gibi bir anlayış hâkim olunca bu devrin sorgulayan insanları da aklına yatmayan şeyleri hemen inkâr ederek reaksiyon verme eğilimine düşmüşler. Oysaki birşeyi inkâr etmeden önce sormalıyız, “o devrin anlayışına uygun ifadelerle anlatılmış meseleleri her açıdan tahlil edecek bir donanımımız var mı?” diye.
Sırat köprüsü hakkında vereceğim ek bilgiler şöyle: Bilim insanları kara deliklerle açılan tünellerin yani solucan deliklerinin şekillerini, ileri matematik hesaplarla incelemeye başladılar. Buldukları şekil şöyle. Girişte huni gibi daralan bir boğaz, sonra tekilliğe (singularity) indirgenmiş ve atomdan bile daha ince ve düpdüz çok uzun bir yol ve daha sonra çıkışa yaklaşırken genişleyen bir boğaz kısmı. Yani şekil kısaca; Daralma, düzlük ve sonra genişleme şeklinde ifade ediliyor. Şimdi şu sırat hadisine bir bakalım.
“Ebû Sa’id el-Hudri’nin rivayet ettiğine göre, Sırat köprüsü, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Sırat’ın uzunluğu bin senelik yokuş, bin senelik düzlük ve bin senelik te iniştir. Bu mesafe bazı insanlar için olacaktır. Her bir kimsenin bu mesafeyi geçmesi, amelleri ile orantılı bir zamanda olacaktır.” (Mansur Ali Nasıf, Tâc, V.394; Acluni, Keşfül-Hafa, II, 31)
Şimdi düşünün solucan deliğinin huni gibi bir girişi var ve huni gibi yine bir çıkışı var. Ortası ise tekillik (singularity) dediğimiz şekilde bir atom boyutundan bile daha ince dümdüz bir yol. Şimdi hadisteki 1000 yıl yokuş bin yıl düzlük ve bin yıl iniş tabirindeki tasvire dikkat edin. Solucan deliğini o zamanın insanlarına anlatın anlatın desem bundan daha güzel ifadeler kullanabilir miydiniz?
Kaynak:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]