Alıntı:
BirSeyyid Nickli Üyeden Alıntı
Konudan bağımsız kuran müslümanlığı (kurancılık) hakkında ne düşünüyorsunuz hocalarım?
|
Sorduğun soruyla ilgili en dikkat çeken hadîs-i şerif, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin kendi verdiği hükme, “Allah’ın kitabıyla (Kitâbullah) hükmedeceğim” demesidir. Olay şöyledir: İki kişi Peygamber Aleyhisselam’ın huzuruna geldi ve ikisi de: “Yâ Resulallah! Aramızda Allah’ın kitabıyla hükmet!” dedi. Allah’ın Elçisi de aralarında Allah’ın kitabıyla hükmedeceğini söyledi. Onların anlaşamadığı dava şu idi: Bu adamlardan birinin bekâr oğlu, diğerinin karısıyla zina etmişti. Konu-komşu oğlu zina eden adama, karşı tarafa 100 koyun, bir de cariye vermesini, böylece oğlunu recm cezasından kurtarmasını tavsiye ettiler. O da öyle yaptı. Konuyu bilen sahabiler buna itiraz edince, her iki adam da Fahr-i Kâinatın huzuruna geldi ve ondan aralarında Kitâbullah ile hükmetmesini istedi. Allah’ın Resulü de: “Canımı kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, aranızda Kitâbullah ile hükmedeceğim” buyurdu ve oğlu zina eden adama, karşı tarafa verdiği bedelleri geri almasını söyledi, ardından da zina eden bekârın yüz değnek vurulduktan sonra bir yıl sürgün edilmesine, evli olan kadının da recmedilmesine hükmetti.[ Buhârî, Sulh 5, nr. 2695, Şurût 9, nr. 2724, 2725, Eymân 3, nr. 6633, Hudûd 30, nr. 6827, 6828, 38, nr. 6842, 6843, 46, nr. 6859, 6860, Ahkâm 39, nr. 7193, 7194; Müslim, Hudûd 25, nr. 1697, 1698.]Şimdi olaya dikkatle baktığımızda şunu görüyoruz: Zina eden evli kadının recm edilmesi ve bekârın sürgüne gönderilmesi konularında Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilen bir ceza yoktur. Böyle olduğu halde Peygamber Aleyhisselam’ın “Allah’ın kitabıyla (Kitâbullah) hükmedeceğim” buyurduktan sonra, Kur’ân-ı Kerîm’de geçmeyen bir ceza vermesi onun, Allah’ın kitabını yorumlama ve bir tür tamamlama yetkisine sahip olduğunu gösterir. Şunu biliyoruz ki, Kur’ân-ı Kerîm anayasa hükmündedir. Bu sebeple de genel kaideler ortaya koyar. Sünnet ise, Kur’ân-ı Kerîm’in temas etmediği konularda hüküm verir. Böylece Kur’an ve Sünnet bütünlüğü oluşur. Kur’an da Sünnet de aynı kaynaktan, yani vahiyden beslendiği için aralarında bir zıtlık bulunmaz. Hadis ve sünnet inkârcıları Kur’ân-ı Kerîm’e inandıklarını söylüyor, fakat onun Resûlullah’a itaat ve ittibâ edilmesine dair onlarca emrine uymuyorlar. Bu da onların davalarında samimi olmadıklarını gösteriyor.