Tekil Mesaj gösterimi
  #15  
Alt 13.11.24, 12:27
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
BirSeyyid Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Resulullah'ın bir olayından örnek verdiniz lakin aklıma şu takıldı;1-Recm veya soğa cezaları yer almıyor ve açıkçası Kur'an'ı Kerim'in bu cezalara referanslar vereceğini pek düşünemiyorum buna ek olarak bazı hadislerin kurana taban tabana zıt olması beni kaygılandırıyor.Bahsini ettiğim bu konular hakkında bir şeyler söylerseniz sevinirim vesselam.

Sopa demek istedim burda
Hanefiler, recm cezasının sünnete dayandığını kabul etmişlerdir. (Serahsi, Mebsut cilt 9 sayfa 36-37; İbn Rüşd, Bidayetu’l-Müctehid, cilt 2 sayfa 435 ) İmam Ebu Hanife, İmam Yusuf, İmam Muhammed, İmam Züfer ve diğerleri bu görüştedir. Ancak bazı hadislerde rivayet edilen recm cezası verilmeden önce yüz celde vurulması ile ilgili kısmı kabul etmezler. Buna delil olarak da Resulullah (s.a.v.)’ın recm uygulamalarında celde cezasını uygulamamasını gösterirler. (İbn Rüşd Bidayetu’l-Müctehid cilt 2 sayfa 435)
Şafiler, Recm cezasının sünnette evliler için sabit olduğu görüşündedirler. (El Muzaeni, Muhtasau’l-Muzeni ala’l-Umm cilt 9 sayfa 276, İmam Şafii er-Risale sayfa 66-67 ) Onlarda recm cezası ile birlikte celde cezasının uygulanamayacağı kanaatini taşırlar. Buna delil olarak da Maiz hadisi ile Eslemli’nin hanımına uygulanan recm cezasını gösterirler. Resulullah (s.a.v.)’ın onları sadece recm ettiğini celde cezası vermediğini beyan ederler. (İmam Şafii er-Risale)
Recm cezasının köle ve cariyelere hürlere verilen cezasının verileceğini şu ayet izah etmektedir. Yüce Allah, cariyeler hakkında şöyle buyurmaktadır:
‘’Onlar evlendikten sonra fuhuş (zina) yaparlarsa o vakit muhsana kadınlar üzerine gerekli olan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. ‘’ (Nisa suresi 25. Ayet)
Malikiler, evli kadın ve erkeğe recm cezası uygulanması gerektiğini sünnete dayandırırlar. (İmam Malik, el-Muvatta cilt 2 sayfa 625-627)
Onlarda recm cezası ile birlikte celde cezasının uygulanmasını uygun görmezler. Yalnızca recm cezası yeterlidir, derler.
Hanbeliler de, Resulullah (s.a.v.)’dan sabit olan hadisler gereğince zina eden evli kadın ve erkekler için recm cezasının uygulanmasını kabul ederler. (Süleyman, Muhammed Vehbi & Baltacı, Ali Abdulhamid el-Mutemed fi Fıkhi’l-İmam Ahmed cilt 2 sayfa 399)
Zina’da itibar edilen delillerin başında evli olmayan bir kadının hamile kalması gelir. (Udeh, Teşriu’l-Cinai’l-İslami cilt 2 sayfa 410)
Ergenlik çağına ulaşmamış bir çocuk ile evlenen kadının hamile kalması. Kocası bilinmeyen kadının hamile kalması. Evlendikten hemen sonra altı aydan önce doğum yapan kadının durumu (Udeh, Teşriu’l-Cinai’l-İslami cilt 2 sayfa 440) Bunların hepsi zinaya açıkça delalet eden karinelerdir.
Bunlar zinaya delalet eden deliller olarak görülür. Ancak delilin mahkeme önünde şüpheden uzak ve açık bir şekilde tespit ve tescili yapılmazsa zina cezası uygulamak mümkün değildir. Zira bu husus ile ilgili birçok örnekler vardır. Mesela babası ile aynı küvette yıkanan bir kızın hamile kalması. Hamamda başka erkeğin menisinin sızması sonucu bir kadının hamile kalması. Erkek sperminin tıbbi bir cihazla kadın rahmine aktarılması veya kadının bizzat eliyle rahmine yerleştirmesi gibi konular bu tür şüphelerin tetkikini gerekli kılar.
‘’Virgine Birth’’ adı verilen bakire doğumu, bir çeşit tümör vasıtasıyla erkek spermini üretme kabiliyetine sahip olma durumudur. Böylece kadın kendi kendine telkih olmaktadır.
Ayrıca ‘’Hermafriditismus’’ adı verilen hünsanın durumunu da göz önüne almak gerekir. Hünsa hem erkeklik hem dişilik hücrelerini kendinde bulundurabiliyor ve kendi kendine telkih olabiliyor.
Recm cezası Nisa 25 ile çelişiyor diyenlere

Nisa suresi 25. Ayet:Câriyeler iffetli olmaya terkedilip, zinaya zorlanmayınca, onlar hakkında muhsana olan kadınların cezasının yarısı kadarı verilir. Muhsana ise hür kadınlardır, çünkü evli bir kadınla kocası zifafa girerse recim söz konusu değildir, recim cezasının zaten yarısı da yoktur. Câriyenin cezası ise sopadır. Şu hâlde bu konuda “muhsana”, kocası olan kadınlar olamaz, çünkü kocası bulunan kadınların cezası recimdir, recmin de yarısı yoktur. Bu durum, Yüce Allah’ın “ihsân” (إحصان) kavramıyla İslâm’ı kastettiğini gösterir. İbn Abbâs, Saîd b. Cübeyr (r.a.) ve bazı âlimlerden, evlenmeyince câriyeye had cezasının uygulanmayacağı görüşü rivayet edilmiştir[Taberî, Câmi‘u’l-beyân, V, 23].Bize göre ise zinadan dolayı câriyeye had cezası gerekir. Çünkü Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden zina eden câriyeye evli olmasa da sopa cezasının uygulanmasını emrettiği rivayet edilmiştir. Bu rivayet, “câriyenin muhsaneliği müslüman oluşudur” diyenlerin sözüne cevap teşkil eder. Söz konusu hadis Ebû Hureyre, Zeyd b. Hâlid ve Şibl’den (r.a.) rivayet edilmiştir ve şu meâldedir: “Hz. Peygamber’in yanında bulunuyorduk, biri Hz. Peygamber’e, evlenmeden önce zina eden câriyenin hükmünü sordu. Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu: “Ona sopa vur, tekrar zina ederse yine sopa vur”. Üçüncü veya dördüncü defasında “Kıldan bükülmüş bir ip karşılığında da olsa onu satın”[ Buhârî, “Hudûd”, 35-36; Müslim, “Hudûd”, 30-32. “Dafîr” (ضفير) kıldan örülen ip demektir (İbn Manzûr, Lisânu’l-‘Arab, “ضفر” md.) Bazı hadis rivayetlerinde de bu ifade gelmiştir]. Bu haber, evli olmasa da zina eden câriyeye sopa cezasının verileceğini gösterir. (İmam Matüridi. Te'vîlâtü'l-Kur'ân.Cilt 2)
Mevdudi Nur suresini incelemiş recm ile ilgili tartışmaları gündemine almış ve recm cezasını uygun bulmuş vr bununla ilgili delilleri getirmiştir. (Mevdudi, Tefhimu’l Kur’an cilt 34 sayfa 410-431)
Seyyid Kutup tefsirinde recm’in sünnet ile sabit olduğunu belirtiyor. Evli kişilerin cezasının ağır olmasının buna müstehak olduklarından dolayı olduğunu izah ediyor. Böylece ona göre evliler, recm cezasını görecektir. (Seyyid Kutup Fizilal-il Kur’an (Tercüme M. Emin Saraç, Bekir Karlığa I. Hakkı Şengüller, Cilt 10 sayfa 376 Hikmet Yayınları İstanbul)
Halil Günenç (Günenç, Hail Günümüz Meselelerine Fetvalar sayfa 202 İlim Yayınları İstanbul 1982) ayeti nesheden hadise örnek olarak Nur suresi 2. Ayeti veriyor. Ayetin evli olsun bekar olsun zina suçunu işleyen kimsenin cezasının yüz değnek olduğunu ifade ediyor. Sonrra Peygamber (s.a.v.) zina eden kimse evli olduğu takdirde recm edilmesini emrediyor. Böylelikle hadisin ayetin umumi hükmünü kaldırıp nesh ettiğini belirtiyor.
Elmalılı M. Hamdi Yazır da , evliler için recm cezasının gerektiğini tefsirinde ifade ediyor. (Yazır, Hak Dini Kur’an Dili cilt 5 sayfa 3482)
Abdulkadir Udeh ise recmin sözlü ve fiili sünnet ile sabit olduğunu belirtiyor. Recm’in uygulanması gerekt,ü,ni vurguluyor. (Udeh, et-Teşriu’l-Cinai’l-İslami cilt 2 sayfa 377)
Çağımız müfessirlerinden Ahmet Mustafa el-Meraği recm konusunda şunları söylüyor: Zina eden kişi evli ise ve ihsan şartlarının tamamını taşıyorsa onu recm etmek vaciptir. Yani ölünceye kadar taş atmak gerekir.
Ona göre ihsan ergin akıllı hür Müslim ve sahih bir nikah akdini yapan kimsede gerçekleşir.
Recmin ‘’mütevatir sünnet’’ ile ilgili olduğunu söylemiştir. Güvenilir ravilerden Hz. Ebu bEkr, Hz. Ömer, Hz. Ali, Cabir b. Abdullah, Ebu Said el-Hudri Ebu Hureyre, Zeyd b halid Buveyde el-Eslemi ve diğer sahâbîlerin Nebi (s.a.v.)’den rivayet ettiklerini kaydeder. ((El-Meraği, Mustafa, Tefsiru’l-Meraği cilt 6 sayfa 68 (18. Cüz.))
Ömer Nasuhi Bilmen tefsirinde Nur suresinin 2. Ayetini yorumlarken recm hakkında şunları diyor: ‘’Evlenmiş bulunanlar hakkında usulen recm cezası tatbik ecdilir. Bu ayet-i kerimedeki umumiyet hadis-i şerif ile takyid ve nesh edilmiştir. Ancak köleler ve cariyeler hakkında recm cezası tatbik edilmez. Çünkü recm yarıya bölünmez. (Bilmen, Ömer Nasuhi Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meal Alisi Ve Tefsiri cilt 5 sayfa 2320 Bilmen Yayınevi İstanbul 1964)
Şunu ifade edeyim ki (Hariciler ve Nazzam dışında) bekara 100 değnek evliye recm konusunda icma vardır. Ancak evliye depnek cezasıyla birlikte recm konusunda ihtilaf vardır. Bu konuda Nevevi dört görüşten bahseder. Şöyle ki:
1. Cumhur: Vacip olan sadece recmdir.
2. Hz. Ali, Hasan Basri ve Ehl-i Zahir: Önce sopa vurulur, sonra recmedilir.
3. Ehl-i Hadisin bi,r kısmı: Zani evli ve yaşlı olduğunda recm: evli ve genç olduğunda sadece recm uygulanır. Nevevi’ye göre bu görüş batıldır. Zira Hz. Peygamber’in seyyidin sadece recmedilmesi gerektiği konusunda hadisler vardır. Maiz ve Gamidiyeli kadın olayı gibi
4. Değnek cezası ve recmi birleştiren hadis sadece recmi belirleyen hadisler tarafından neshedilmiştir. Bu bir anlamda cumhurun görüşünü destekleyen bir husustur. Zina cezası uygulanan kimsenin toplum nezdinde itibar kaybını önlemek belki olayın unutulmasını sağlamak amacıyla bir yıl süreyle sürgüne gönderilmesi İslamın ilk yıllarında ek bir ceza olarak veriliyordu. Ancak bu uygulama Nur Suresinin inmesinden önceye aittir. Bu sure inince bekarlar için yalnız değnek evli olanlar için sünnetle recm cezası belirlenmiştir.

Ha senin hadislerle alakalı problemin varsa onu bilemem o zaman boşuna yazışmış oluruz. Ayrıca ayetlerin izahını yapmak için de ilim sahibi olmak gerekir. Mesela bahsettiğin Nisa suresi 25. Ayeti Başta ilk halifeler müçtehidlerimiz salih amel sahibi alimlerimiz ve mesela merhum müfessirimiz Elmalı hamdi Yazır yanlış mı tefsir etti ya da anlayamadı mı da İslamda recm vardır deniliyor. Ezcümle cumhur ittifak ediyor. Şöyle devam edeyim Musa Carullah’ın Kur’an-Sünnet ilişkisiyle ilgili görüşleri çok önemlidir. Carullah’a göre İslam’da bilgi ve amel kaynağı olarak Sünnet Kur’an’a takaddüm eder. Haliyle şer’i deliller hiyerarşisinde de Sünnet’in Kur’an’dan önce gelmesi gerekir. Çünkü İslam’da her hüküm ilkin Sünnet’le tespit edilmiş, Kur’an vahyi daha sonra Hz. Peygamber’in söz fiil ve takrirlerini teyid edip sabitleştirmiştir. Örnek vermek gerekirse namazın tüm rükünleri şartları ve vakitleri önce Sünnetle açıklanmış müteakiben bunlar Kur’an ayetleri ile teyit ve tespit olunmuştur. Mesela abdest namazın en önemli şartı iken bu konuyla alakalı ayet (Maide suresi 6. Ayet) hicretin altıncı senesinde nazil olmuştur.Böyle misalleri artırabilirim.


Ezcümle bazı kişiler ‘’recm bugünkü medeni ölçüye ters düşmektedir. Hiçbir insan vicdanı buna razı olmaz.’’ Demekten çekinmiyorlar. Bu sözün nereye gittiğini biraz düşünürseniz pişman olacağınızı tevbe edeceğinizi zannederim.
Hayret! Acaba Hz. Peygamber (s.a.v) efendimizin o yüce vicdanından daha merhametli daha şefkatli bir vicdan var mıymış?


__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148