Alıntı:
Abdulsamed04 Nickli Üyeden Alıntı
Selamün aleyküm müslüman kardeşlerim tayyi mekan ilminin nasıl olduğunu merak ediyorum insan etten ve kemikten olduğu halde başka bir yere nasıl tamamen ışınlanabiliyor.Yoksa sadece ruhani olarak mı gidiyor
|
Velilerin mertebeleri hiçbir zaman peygamber mertebesine ulaşmaz. Bu hususta âlimler ittifak etmişlerdir. Bayezid-i Bistâmî’ye bu husus sorulduğunda şöyle demiştir: Peygamberlerin sahip oldukları vasıflar, içi bal dolu olan bir küpe benzer. Velilerin sahip oldukları kerametler ve hâller bu küpten sızan birkaç damla bal gibidir. Küpün içindeki bal ise Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sahip olduğu hâller ve vasıflardır. Keramet bazen bir duanın kabul edilmesi, ortada zahirî ve maddî bir sebep yokken ihtiyaç anında bir sofranın zuhur etmesi, susuzluk anında suyun ortaya çıkması, uzun mesafelerin kısa sürede ve kolayca katedilmesi (tayy-i mekân), amansız bir düşmanın elinde iken kurtulmak, gayb âleminden gizli bir ses işitmek ve benzeri şekillerde cereyan eder. Bilinmelidir ki, ilahî kudret dâhilinde bulunan şeylerin birçoğunun velilerin kerameti olarak zuhur etmesi caiz değildir. Bu husus kesin olarak veya kesine yakın bir derecede bilinmektedir. Örneğin insanın anasız-babasız olarak dünyaya gelmesi, cansız bir maddenin canlı hâle getirilmesi gibi şeyler ilahî kudret dahilinde olmakla beraber keramet olarak izhar edilemez.
Ebû Zer’â el-Hasenî şöyle demiştir: Bir gün Ebû Ubeyd dövende buğday dövüyordu, hacca (Arafat vakfesine) üç gün vardı. O sırada iki veli zât yanına geldi ve “ey Ebû Ubeyd! Bizimle birlikte (tayy-ı mekân yaparak) hacca gitmek ister misin?” diye sordular. O da onlara “hayır” cevabını verdi. Onlar gittikten sonra bana döndü ve “senin şeyhin tayy-ı mekân yapmaya onlardan daha muktedirdir” dedi.
(Kaynak: Kuşeyri Risalesi Abdulkerîm el-Kuşeyrî İlk Harf Yayınları)