Alıntı:
Garip1isi Nickli Üyeden Alıntı
İnsanların düşünceleri ve sözleri onlar için önemsiz olsada beni çok etkileyebiliyor vücüdümda ağrı oluşuyor ya da kalben bir sorun olmamasına rağmen nefesim daralıyor duygususal olmamak için bir tertip var mı ? @ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi vardır sende bişeyler
|
İkinci Dünya Savaşı sırasında besteci Dmitry Shostakovich ve birkaç meslektaşı yeni bir milli marş bestelemeleri konusunda görüşmek için Rusya lideri Joseph Stalin tarafından toplantıya çağrılmışlardı. Stalin ile karşılaşmak korkutucuydu; yanlış atılan bir tek adım sizi karanlık çıkmaz sokaklara götürebilirdi. Nefessiz kaldığınızı hissedene dek gözlerini ayırmadan size bakardı. Stalin ile toplantıların çoğunda olduğu gibi bu kez de işler yolunda gitmedi; Stalin marşın kötü bir aranjmanı nedeniyle bestecilerden birini eleştirmeye başladı. Korkuya kapılan besteci iş verdiği aranjörün görevini iyi yapmadığını itiraf etti. Besteci birkaç mezar birden kazıyordu: zavallı aranjör cezalandırılabilirdi. Üstelik kendisine iş verdiği için besteci de bu hatanın bedelini ödeyebilirdi. Aralarında Shostakovich'in de bulunduğu diğer besteciler ne olacaktı? Korkunun kokusunu alınca Stalin acımasız davranırdı. Shostakovich yeterince dinlediğine kadar verdi: Verilen talimatları yerine getiren aranjörü suçlamak saçmalıktır, dedi ve konuyu hiç fark ettirmeden değiştirdi... orkestrasyonu bestecinin kendisi mi yapmalıydı? Acaba Stalin bu konuda ne düşünüyordu? Her zaman uzmanlığını kanıtlamaya hazır olan Stalin yemi yuttu. Tehlikeli dakikalar geçmişti. Shostakovich soğukkanlılığını çeşitli yollarla korumuştu. Öncelikle Stalin'in kendisini korkutmasına izin vermeyip onu olduğu gibi yani kısa boylu, şişman, çirkin, hayal gücünden yoksun bir adam olarak görmeye kendini zorlamıştı Diktatörün özgüven eksikliğinin belirtisi olan delici bakışları yalnızca bir hileydi İkinci olarak Shostakovich dürüst, sıradan bir konuşmayla Stalin'e cevap vermişti. Davranışları ve ses tonundan korkmadığı anlaşılıyordu. Stalin korkuyla beslenirdi. Eğer saldırgan ya da yüzsüz olmaksızın korkunuzu sergilemezseniz, çoğunlukla üstünüze gelmezdi.
Korkusuz kalabilmenin anahtarı işin gerçeğine yani karşınızdaki kişinin yalnızca bir ölümlü olduğuna, sizden farklı olmadığına kendinizi inandırmaktır. Efsane yerine adamın kendisini görün. Onu güvensizlik duygusuyla dolup taştığı çocukluk günlerinde hayal edin. Karşınızdaki kişiyi olması gerektiği ölçülere indirgemek zihinsel dengenizi korumaya yardımcı olacaktır.
(Kaynak: 33 Stratejide Savaş Robert Greene, Joost Elffers ALTIN KİTAPLAR sayfa : 96-97)