Alıntı:
Kurtlukuyu Nickli Üyeden Alıntı
Nebî olmayanların çizgisinin, onların idrak ettiğine denk düşmesi olamaz Nebî olmayanlarınki sadece tahmindir. Allah’ın o nebiye bahşettiği idrakle alakası yoktur diye anladım hocam
|
Başka bir izahat İbn Hacer el-Heytemî, el-Fetâva'l-hadisiyye, sayfa 88 de İbn Hacer'e göre remli öğren mek, öğretmek büyük bir günahtır, haramdır. Bunu yapan gaybı bilme noktasında Allah'a şirk koşmuş olur. Gaybı sadece Allah bilir. Hadis'e gelince bu bir ihbar değil, inkardır, yani Hz. Peygamber'in tenkididir. O dönemde Araplar kendi batıl inançlarına mezkur nebiyle destek buluyorlardı. Bir anlamda yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlardı. Hz. Peygamber bu inancın doğru olmadığını, zira cahiliye ehlinin olayları karıştırdığını, oysa mezkur nebinin fiilinin ona has ve nübüvvetine delalet eden bir mucize olduğunu vurgulayarak cevap vermek istemiştir. Dolayısıyla maksat onları inkârdır. Bunun benzeri ifade türleri Kur'an ve sünnet- te vardır. Mesela "Siz de O'ndan başka dilediğinize tapın!" (Zümer süresi ayet 15) ve Hz. Peygamber'in "Biz şüphelenme konusunda İbrahim'den daha çok hakkımız var" sözü gibi. Bunların zahiri inanç konularında şüpheye işaret ediyor. Oysa tam tersi maksat şüpheyi İbrahim'den nefyetmektir.