Ladikli Ahmet Ağa nın bir hikayesini yazalım.Bu zatı muhterem 7 lerden imiş.Hızır AS ile arada görüşürlermiş.Belli akşamlar ortadan kaybolur eve sabaha karşı gelir imiş.İşte geldiği zaman bu gittiği yerlerden değişik meyveler getirir imiş.Gittiği dedim otobüs yolculuğu yapmıyor tayyi mekanla gidiyor.Gene köyde günlerden bir gün köylülerle oturup sohbet ederken uyanık köylünün biri şunu sorar.Ahmed ağa der hep diyorsun şuraya gittik buraya gittik.Benim kafama takılan şu ya bu bizim ahmed türkçeden başka dil bilmez.Bu gittiği yerlerde anlatıyor hep yabancı yerler ordaki insanlarla nasıl anlaşıyor acep der.
-Ahmed ağa derki mübarek ister inan ister inanma ben türkçe konuşurum onlarda anlar.Onalrda bana kedni dillerinde söyler ama bana türkçe olarak geliyor konuştukları demiş.Kısacası ledün ilmi olayı.
-Olaya birde şu şekil bakmak gerek dünyada misal 100 çeşit dil olsun.Bazı yerlere melek inse inmeden 7.kat semada dil öğrenme kursunamı gidiyorlar acep bunuda düşünmek gerek.
__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
|