Tekil Mesaj gösterimi
  #17  
Alt 19.01.25, 16:44
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4547
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cerrah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun aleyküm hayırlı akşamlar arkadaşlar sorunum şu iman konusunda tam teslim olamadığımı düşünüyorum .sorgulamak gibi bir problemim yok çok şükür ama içimde böyle keramet tarzı olaylar görme isteği var Havas ilmine de bu yüzden merak saldım .sizce bunu nasıl aşabilirim vesvese midir bu
İman etmeyi herhangi bir konuda inanç ve kanaat sahibi olmaktan ayıran belli başlı hususlar bulunur ki bunlar aynı zamanda imanın geçerlilik şartları olarak anlaşılmıştır. İlkin iman, konusu metafizik olan ve İslam literatüründe “gayb” adı verilen bir alana dair kesin inanç anlamına gelir. Allah’a iman, meleklere iman, peygamberlere iman gibi hususlar bu kapsamdadır. İmanın ikinci özelliği şüphe ve vesveseyi kabul etmeyen bir inanma biçimi olmasıdır. Kişinin inancıyla ilgili deliller araması, birtakım meraklar içerisinde olması samimi bir niyet taşıdığı müddetçe imanını güçlendirmek adına faydalı davranışlardır. Ancak insan şüphe ve vesvese halini uzattıkça iyi niyetten kopabileceğinden burada ölçü çok önemlidir. Meseleye bilimsel bir arayış ekseninde yaklaşılamayacağı da bilinmelidir. Üçüncü olarak mümin bir kimsenin inanılacak hususlardan hiçbirisini istisna etme hakkı bulunmamaktadır. İman, pazarlığa kapalı bir gönül bağıdır. Dördüncü olarak imanda riya ve gösterişe yer yoktur. İnananlar inançlarında yalnızca Allah’ın rızasını gözetmek durumundadır. Riya ve gösterişin bulunduğu bir durumda samimiyet söz konusu değildir. Beşinci olarak iman akıl ve özgür irade gerektirdiğinden ye’s ve korku halinde imanın geçerliliği yoktur. Örneğin Hz Musa’nın mücadele ettiği Firavun, Kızıldeniz’de boğulma esnasında “İsrailoğullarının inandığı Allah’tan başka ilah bulunmadığına ben de inandım” (Yunus suresi ayet 90) dese de ölüm anındaki bu itirafı onu kurtaramamıştır. Nitekim Kur’an’da “Artık o çetin azabımızı gördükleri zaman ‘Allah’a inandık ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkar ettik’ derler. Fakat azabımızı gördüklerinde imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir” (Mümin süresi ayet 84-85) şeklindeki ayette imanın herhangi bir zor duruma düşmeksizin özgür irade ile oluşması ve ifade edilmesi beklenmektedir. İmanın geçerliliği için son bir şart ise Allah’ın rahmeti, yardımı ve affediciliğinden ümidi kesmemenin gereğidir. Allah’a güveni kalmamış bir insanın O’na kamil bir iman duygusu taşıdığı söylenemez. Zira İslam inançlarına göre Allah yalnızca yaratan kudret değil, aynı zamanda yarattıklarını her an gözeten ve onların ihtiyaçlarını da karşılayan kudrettir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148