**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.
**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
*"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."*
Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor.
Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim.
Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil.
.
|