Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 28.01.25, 11:38
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Tech Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Cübbeli Ahmet hocanın bu sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Şahsi kanaatimce Cübbeli Ahmed Hoca bu mecaz ifadeyi başta Hz. Peygamber'in sözlü ve fiili sünneti olmak üzere sahabe ve tabi undan menkul bilgi, görüş ve değerlendirmeleri, kısaca tarihsel tecrübeyi ve zengin ilmi geleneği yok hükmünde sayarak dini ahkamı tek kaynağa irca eden Kur'ancılık söylemine karşı kullanmıştır. Kur’ancılık söyleminin tarihteki tüm temsilcilerinin istidlalde bulunduğu birkaç ayette ne kastedildiğini tavzihle başlamak yerinde olacaktır. Bu bağlamda öncelikle, "Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." (Enam süresi ayet 38) mealindeki ayetin gerçekte ne söylediğini izah etmek gerekir. Çünkü bu ayet gerek Kur’ancı lar gerek bilimselci tefsirciler gerek sufiler ya da aradıkları her şeyi Kur'an'da bulduklarına ve bulacaklarına inanan tüm çevreler tarafından en güçlü delil olarak sunulmaktadır. Klasik dönem tefsir kitaplarına bakıldığında ayetteki el-kitab kelimesinin hemen bütün müfessirlerce, Ümmü'l-kitab, Levh-i mahfuz ya da ilm-i ilahi olarak açıklandığı görülür. (Taberi, Camiu’l-Beyan 5.cilt sayfa 187; Kurtubi, el-Cami; 6.cilt sayfa 38; İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’an 2.cilt sayfa 124)
Gerek bu izah gerekse siyak-sibak bütünlüğü ayetin, "insanlar ve diğer bütün canlı varlıkların ecelleri, rızıkları ve amelleriyle ilgili tüm bilgiler, eksiksiz olarak Allah katında kayıtlıdır" şeklinde bir anlam taşıdığını gösterir. Buna mukabil Fahreddin er-Razi el-kitab kelimesine "Kur'an" manası vermeyi tercih etmiştir. Razi'nin bu tercihi, usul ve füruda sıkı bir Şafii taraftarı olmasıyla ilgilidir. İmam Şafii'nin, "Ümmetin [re'y, kıyas, içtihad, istinbat meyanında] söylediklerinin tamami Sünnet'in şerhi; Sünnet'in tamamı da Kur'an'ın şerhidir." sözü dikkate alındığında Razi'nin “Kur'an'da yok yoktur.” gibi bir inanca sahip olması gayet tabiidir. et-Tefsiru'l-Kebir isimli tefsirinin, tefsirden ziyade ilimler ansiklopedisi mahiyetinde olması da bu inancın bir göstergesi ve semeresidir.
Tekrar asıl konuya dönersek, söz konusu ayette Allah'ın sınırsız ilim ve kudretinden söz edilmekte, el-kitab kelimesi ise çeşitli ayetlerde Ümmü'l-kitab, Levh-i mahfuz, İmam-ı mübin gibi farklı terkiplerle ifade edilen ilahi ilme karşılık gelir. Dolayısıyla el-kitab'ın ilgili ayette "Kur'an"a delaleti, İbn Aşur'un da belirttiği gibi son derece zayıf bir ihtimaldir. Bu ihtimal doğru kabul edildiğinde, sınırlı sayıda ayetten oluşan Kur'an metninde umur-i diniyye ve dünyeviyyenin tek tek tadat edildiğini, dolayısıyla ahkam yönünden hiçbir şeyin eksik bırakılmadığını söylemek gerekir ki kimi Kur’ancı lar da aynen böyle söylemektedir. "Hiçbir şeyi eksik bırakmadık" demek, "Her şeyden söz ettik" demektir. Nitekim Nahl suresi ayet 89. ayette de "[Ey Peygamber!] Biz bu Kur'an'ı sana her şeyi açıklamak (...) için indirdik." buyurulmuştur. Ancak Kur'an'daki muhteva lafzi-literal anlamdaki "her şey'in medlulünü kesinlikle karşılamaz. Çünkü bu anlamdaki "her şey"in kapsamına bütün tümeller ve tikeller girer.
Kur'an'ın muhtevasına bakıldığında, ağırlıklı olarak inanç ve ahlak temelinde tevhid, şirk, iman, küfür, nifak, fazilet, rezilet gibi belli başlı konulardan söz edildiği, ahkamla ilgili ayetlerin ise en tekellüflü hesaplamayla dahi ancak beş yüze baliğ olduğu, yine Kur'an metninin önemli bir kısmının kıssalardan oluştuğu ve bunların çoğunda tekrarlar ve tedahüller bulunduğu görülür. O halde, "her şey"den maksat, bildik anlamda "her şey" değil, başka bir şeydir. Daha açıkçası, Nahl suresi 89. ayette kastedilen anlam, dini-ahlaki rehberlik (hidayet) hususunda ve/veya dinin temel ilkeleri konusunda gerekli olan her şeyin Kur'an'da açıklanmasından ibarettir. Bunun aksi savunulduğu takdirde, sözgelimi Neml suresi 23. ayette geçen min külli şey' ibaresine de aynı anlamı yüklemek ve Sebe melikesine dünya üzerinde mevcut olan bütün her şeyden, her nesneden verildiğini söylemek gerekir. Oysa buradaki "her şey"in böyle bir anlam taşımadığı izahtan varestedir. Sözün özü, Kur'an zerreden kürreye kadar bütün her şeyden tek tek söz eden bir kitap olmadığı gibi, prospektüs gibi okumaya müsait bir metin de değildir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148