Tekil Mesaj gösterimi
  #9  
Alt 02.02.25, 08:01
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
☆Yusufiyeli Yusufiyeli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,915
Forum Puanı: 4548
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yalnız merhum Barış Manço’nun kayınpederi emekli Albay Turan Çağlar bence dikkat edilmesi gereken bir kişilik. 12 Mart operasyonları sırasında MİT İstanbul Bölge Başkanı Turan Deniz inisiyatif dışı bırakılmış, MIT elemanları emirleri doğrudan doğruya Memduh Ünlütürk ve Faik Türün ‘den almışlardı.
Zaten daha sonra da Turan Deniz Bonn'a atanmış yerine de Nuri Gündeş getirilmişti...
Gazeteye bilgi veren emekli Kurmay Albay Turan Çağlar, adaşı Turan Deniz'in çok yakın arkadaşıydı. İkisi de 1942 Harbiye çıkışlı, hava muhabere sınıfındandı.
Turan Çağlar, arkadaşına yardım etmek için Hiram Abas, Nuri Gündeş ve bazı MİT'çilerin 12 Mart'ta işkenceci olduklarını Gazeteci Nimet Arzık'a sızdırdı.
Turan Deniz yıllar sonra bu yayın aracılığıyla intikam almış oluyordu.
Fakat Turan Çağlar'ın "bilgi sızdırması" yanına kalmıyordu! MİT görevlileri tarafından kaçırılıp bir güzel dövülüp ifadesi alınacaktı... Turan Çağlar'ın dövülmesi üzerine MİT Müsteşar Yardımcısı Recep Ergun, İstanbul MİT Bölge Başkanı Nuri Gündeş'i, "Sen kim oluyorsun da bir emekli kurmay albayı keyfi olarak alıp sopali-işkenceli sorgulayabiliyorsun" diye azarladı.
Turan Çağlar sıradan bir asker değildi. 21 Ekim 1961 protokolüne imza atan 38 subaydan biriydi. Üstelik cuntanın Hava Kuvvetleri İstanbul temsilcisiydi...
Yalnız küçük bir kusuru vardı; ağzı fazla sıkı değildi.
İstanbul Harp Akademileri'ndeki toplantıyı da gazeteci Bedii Faik'e söylemişti. Böylece cuntacılar arasına bir de gazeteci katılmıştı...
Turan Çağlar 22 Şubat 1962 cuntası içinde de vardı. O dönem İstanbul Radyosu müdürüydü. Radyo o yıllarda oldukça önemli bir ihtilal aracıydı. Kim radyoyu ele geçirirse onun darbe yapma şansı daha yüksekti! Bu nedenle böylesine önemli bir sorumluluğu ona vermişlerdi.
Gerçi başarısız olmuşlardı.
Ancak ne Talat Aydemir ne de Turan Çağlar yılacaktı. Turan Çağlar, bu kez 21 Mayıs 1963 cuntası içinde yer alacaktı. İhtilal gecesi Talat Aydemir'i Kara Harp Okulu kapısının önünde karşılayan üç emekli subaydan biriydi.
Fakat yine hezimete uğradılar...
Daha sonraları Turan Çağlar Aydınlık gazetesinin bilgi kaynaklarından biri oldu buraya mim koyuyorum. (CIA bağlantısı)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148