Alıntı:
halilibrahim Nickli Üyeden Alıntı
selamun aleyküm dostlar, uzun süredir çok büyük imtihanlara uğruyorum size uzun süredir yaşadığım bazı imtihanlardan bahsediyim.
Yakın zamanda emar çekindim beynimde 2 adet tümor çıktı, 12 yaşımdan itibaren bipolar bozukluk tedavisi görüyorum kullanmadığım ilaç neredeyse kalmadı o derece, hastanede bile yattım varın gerisini siz düşünün. Şuan da icralık banka borcu yani icraya düştü ama bu borçlar zaruretten dolayı yapıldı tabi ödenemedi katlandı ve son halini alıp beni maddi olarak daha da zor duruma soktu. Çevrede destek olan yok. Ailemle yaşıyorum ilahiyat fak. okuyorum birde hocalar tarafından zulme uğruyorum azarlıyorlar, aşağılıyorlar ayrıca sebebi ne derseniz sanki kendi kibirlerini tatmin ediyorlar gibi geliyor bana tabi yanlış düşünüyorda olabilirim. Maddi olarak durumum daha kötülesiyor üst üste elde avuçta birşey yok, ailede yok, bende yok ama Allahta var. Burdan değerli hocalarımıza sesleniyorum benim yerdimde olsaydıniz siz ne yapardınız? bana akıl verin.
|
Ne mutlu! Mümin olarak, Cenab-ı Hakk'a böyle sevdiği kul olarak kavuşmak ne kadar güzel bir şey!
Dünya imtihanını başaranlara cennatü aliyat var. Nice cennetler, cennette köşkler ve gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kimsenin hayal bile edemediği, tasavvur bile etmekten çok daha yüce, çok daha fazla nimetler var. "Biz O'na döneceğiz." Orada mümin için elem yok, saadet-i ebediyye, ebedi saadet var. Dünyadaki sıkıntılar imtihandır. O'na döneceğiz. Orada rahat edeceğiz. Sabrettiğimiz için orada Cenab-ı Hak mükafatlandıracak.
Inna lillah ve inna ileyhi raciun. "Biz Allah'ın kullarıyız, Allah'ın mülküyüz, Allah'ınız. Biz O'na döneceğiz.
Çok derin anlamlar taşıyan, çok güzel bir söz. Kadere rıza ve teslim olmak, Allah'ın hükmüne itiraz etmemek, edebini muhafaza etmek, olayları sabırla karşılamak ve sarsılmamak var.
Trabzon’da camii imamı Zekai Hocamız vardı. "Zekai La yetezelzel" derdi. Soyadı Sarsılmaz'dı; La yetezelzel, "sarsılmaz" demek.
Mümin, Zekai Hocamız gibi sarsılmaz olmalıdır. Mümin, olaylar karşısında sarsılmaz. Bilir ki Allah'tan geliyor, imtihandır, sabrederse mükafatı vardır.., Ahirette elem keder yoktur, hepsi bu dünya hayatındadır. Dünya hayatında böyle olduktan sonra insan bunu tabii karşılar.
Hastaneye giden bir insan, doktora "iğne yapma!" der mi? Biliyor ki hastanede iğne olacak. "İlacı içmeyeyim." der mi? Biliyor ki hastaliginin geçmesi için acı da olsa ilacı içecek. "Ameliyat etmeyin beni!" der mi?
Demez, çünkü iyi olmak için razı olarak hastaneye gider.
İşte o sabredenler ki kendilerine bir musibet isabet ettiği zaman, "Biz Allah'ın kullarıyız. Olabilir, bunlar dünya hayatının, kaderin cilvesidir, Rabbimizin takdiridir. Biz O'na döneceğiz. Ahiret var, ahirette mükafat var; elem keder yok. Ahiret hayatı olması büyük müjde." derler.
Bu söz çok mühim sözdür, buna "istirca❞ deniyor. İstirca, musibetin karşısında; Inna lillah ve inna ileyhi raciun, demektir.
Istirca, raciun kelimesiyle ilgili olarak isimlendirilmiş. Orada istirca, karşılıyor. Cenab-ı Hakk'a dönmeyi ifade ediyor. Döneceğini düşünüyor, cenneti ve mükafatı düşünüyor; sabrediyor. Cenab-ı Hakk'ın kullarını imtihana hakkı olduğunu, bunun uluhiyyetinin şanı olduğunu biliyor.